January 2009 için arşiv

federer vs nadal

30 January 2009, Friday

federer nadal

avustralya açık’ta beklenen final.. yarı finalde roddick’e set vermeyerek finale kalan federer’in rakibi müthiş bir maç sonucu nadal oldu. beş saati aşan maçta vatandaşı verdasco’yu 3-2 ile yenen nadal, federer’in rakibi oldu. müthiş bir final bizi bekliyor. maç 1 şubat pazar günü türkiye saati ile 10.00’da.

maçtan sonra ekleme: finali nadal 3-2 kazandı, böylece ilk avusturalya açık şampiyonluğuna da ulaşmış oldu. 14. grand slam şampiyonluğunu kaçıran federer ise gözyaşlarını hakim olamadı. ikisi de maç sonrası birbirlerinden övgüyle bahsettiler. dilerim daha çok finalde izleriz bu ikiliyi..

ırkçılık

29 January 2009, Thursday

galatasaray tribünleri sivasspor maçında balili’ye ettiği küfür nedeniyle ırkçılık damgası yedi güzide(!) medyamızdan, rakip taraftarlardan hatta birtakım kendi taraftarlarından. senelerdir farklı bir çok versiyonu tüm tribünlerce söylenen tezahüratın ırkçılık içerdiği herkesin aklına yeni geldi. çarşı da internet sitesinin girişine olayla ilgili bir yazıyı asmış. fakat beşiktaş taraftarları aynı tezahüratı zamanında kendilerinin de yaptığını unutmuş olsa gerek. bkz radikal gazetesi arşivi. tezahüratı savunmuyorum keşke hiç yapılmasaydı. ancak bu tezahüratı ırkçılık öğesi olarak değerlendirmek büyük bir hatadır.

nba 2k9

23 January 2009, Friday

nba 2k9

pc’de ve ps3’te oynama şansım oldu bu oyunu. nba live 2009 oynamamış birisi olarak karşılaştırma yapamam fakat bu zamana kadar oynadığım en iyi oyunlardan birisi olduğunu söyleyebilirim nba 2k9’un. görsellik açısından son derece başarılı bir oyun. ince detaylar yakalanmış ve oyun mümkün olduğu kadar gerçeğe yaklaştırılmaya çalışılmış. pon ponkızlar, yerleri temizleyen görevliler ve seyirciler gayet başarılı. saha içine bakacak olursak; yıldız oyuncuların kendilerine has hareketlerini görmemiz mümkün. şut stillerinden, basket attıktan sonra yaptıkları hareketlere kadar ayrıntılar eklenmiş. hücum yaparken gayet zevk alıyorsunuz. ikili oyunlar, hızlı hücumlar, spektakülatif asistler falan.fakat işin savunma kısmını biraz zor yapmışlar. fisher’ı tutamadım ben mesela. adam 30 sayı 12 asistle tamamladı maçı. alley oop için topu havaya fırlatıyor, gasol uçup tamamlıyor ve ben ancak seyredebiliyoum bunu. burası biraz rahatsız edici olsa da zamanla alışabileceğimi düşünüyorum bu özelliğe de. henüz online oynama fırsatı bulamadım. nba live 08’in online kısmının çok saçma olduğunu düşünen birisi olarak bu oyununkini merak ettiğimi söyleyebilirim. aynı şeyleri yaparak neredeyse bütün hücumlardan sayı çıkartılabiliyordu nba 08 online’da. bakalım nba 2k9’da böyle bir saçmalık var mı? olsa bile şu an 2k sports’un ea sports’a nba konusunda fark attığına inananlardanım. bundan sonraki serilerde de tercihimi 2k sports’dan yana kullanmayı düşünüyorum açıkçası.

yeni bir nba 2k’cı olarak bir not düşmek istiyorum. smaç ve alley oop çok zor arkadaş!

la lalalala

23 January 2009, Friday

geri dönüyor

23 January 2009, Friday

çok uzun sürdü fakat sonunda bitti. sakatlığından dolayı bu sezon hiç oynayamayan monta ellis bu geceki golden state – cleveland maçıyla basketbola dönüyor. kaldığın yerden devam etmen dileğiyle ellis.

martin luther king günü

12 January 2009, Monday

amerikanların bu özel günü sebebiyle 19 ocak pazartesi’yi 20 ocak salı’ya bağlayan gece peş peşe 4 nba maçı izleyebileceğiz. biri nba tv’den diğerleri ise ntvspor’dan canlı olarak yayınlanacakmış. hepsi de birbirinden güzel ve çekişmeli maçlar.

  • 19 ocak 21.00 houston – denver
  • 20 ocak 00.30 memhpis – detroit
  • 20 ocak 03.00 boston – phoenix
  • 20 ocak 05.30 lakers – cleveland

daha detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz..

canım ciğerim!

10 January 2009, Saturday

canim-ailem

son zamanlarda, ekranlarda gördüğümüz en sıcak, en gerçek ve en güzel dizi canım ailem. muhteşem oyunculuk performansları var bu dizide. cast oldukça başarılı. şebnem bozoklu’nun canlandırdığı meliha ve uğur yücel’in canlandırdığı samim karakterleri şimdiden unutulmaz dizi karakterleri arasına girdi benim için. uğur yücel’i biliyoruz zaten, fazla söze gerek yok. fakat şebnem bozoklu nasıl gözden kaçmış bugüne dek, ilginç. her mimiği, her hareketi gerçekçi. neredeyse kusursuz bir performans sergiliyor meliha. “samim vallahi öldürürüm seni” ve “hayırdır inşallah, hayırdır inşallah” repliklerinde yaptığı vurgu yok mu, bitiyorum. tabi diğer oyuncuların hakkını da yememek lazım. mesela feride’yi canlandıran ezgi mola. bu rol onun için yazılmış olmalı. ablası meliha gibi o da başarılı oyunculuğu ve gülümseten mimikleriyle gönüllerde taht kuruyor. ilker aksum, ozan güven ve onur ünsal gibi ekranda her daim olmasını istediğim oyuncular da diziyi daha güzel kılıyor. kuru fasülyeci halim – ali yaman kapışmasında sonuna kadar adanalı halim’i desteklediğimi de belirteyim. var mı öyle dağdan gelip bağdakini kovmak aliço.

dizi sektörünün kriz dalgasıyla sallandığı bu günlerde bünyeye ilaç gibi geldi canım ailem. umarım rating veya kriz etkilemez de uzun süre bizi hem güldürür, hem hüzünlendirir. adanalı samim ve meliha hakediyorlar bunu.

salonda biber gazı

09 January 2009, Friday

salonda biber gazı

bugün oynanan aliağa petkim – galatasaray basketbol müsabakasında gs taraftarlarına biber gazı sıkıldı. gerçi buna sıkmak denmez, resmen şişe boşaltıldı. her şeyde biber gazı sıkılmasına alışığız ama kapalı alanda kullanıldığına ilk kez şahit oldum. olaydan iki-üç dakika sonra da gazın etkisi tüm salona yayıldı ve sporcularda nasibini aldı ve maç 20 dakika durdu. aslında çok şey yazasım var ama ne desek boş galiba..

danny granger

09 January 2009, Friday

all – star seviyesinde oynuyor şu anda granger. üstelik daha kariyerinin başlarında, ileride daha da önemli bir oyuncu haline gelme ihtimali var. çoğu kişi gibi bende t-mac’ e benzetiyorum danny’i. yetenek olarak t-mac’le yarışacak potansiyeli var, bakalım kariyeri benzeyecek mi? tabi sakatlık konusunda benzememesi en büyük temennim olur. all – star oylamasının devam ettiği şu sıralar oyununu istikrarlı bi’ şekilde yukarı taşıyor ve all-star olmaması için hiç bir engel yok gibi duruyor. en son; dün oynanan phoenix maçında maçı tek başına kazandırdı takımına. son topta .9 saniye kala 3 sayı çizgisinin gerisine kaçarak  o kısa süre içinde şutu buldu ve maçı takımına kazandırmayı başardı. oynadığı son üç maçta da sırasıyla 35 – 36 ve 37 sayı attı.

böyle oynamaya devam edip süperstarlık seviyesine adım atabilirse danny granger; pacers üzerine iyi bir takım kurup, ileride iddialı bir takım haline gelebilir. gerçi şu anda takımın zaten onun üzerinden oynadığı da bir gerçek. şimdiden takımının bir numaralı opsiyonu durumunda granger. ligin kaliteli oyuncularından birisinin, ligin yıldız oyuncularından biri haline gelişini görmek güzel.

loop #6

05 January 2009, Monday

dorian – bakma yüzüme

dragon force – through the fire and flames

placebo – this picture

evanescence – lithium

coldplay – in my place

anima – el kadar

korn – another brick in the wall

red hot chili peppers – otherside

kurban – yalan

galatasaray 78 – 62 fenerbahçe

04 January 2009, Sunday

futbolun tatilde olduğu günlerde ilaç gibi geldi basketbol derbisi. geçen hafta yabancılarından yoksun beşiktaş karşısında favori gösterilen galatasaray kaybetmişti, bu maçta ise favori gösterilen tarafı devirmeyi başardı gs. ‘derbilerin favorisi olmaz’ sözünün üst üste iki hafta ispatını izlemiş olduk. ‘rahat yeneriz’ diyen fenerliler kadar, buna inanan (sözde) galatasaraylılara da iyi bir ders olmuş oldu.

haftaiçi yaşanan hoca değişikliğine ve takımdaki sakatlara -sezon başından beri yararlanılamayan tufan, murat ikilisine bu maç milojevic de eklenmişti- rağmen iyi bir başlangıç yaptı galatasaray ve devamını getirdi.

fenerbahçe de ayakta kalan tek isim emir predzic’di. müthiş bir yüzdeyle, adeta tek başına mücadele etti. galatasaray da ise hüseyin takımı sırtlayan isimdi. yukarıdaki fotoğraflar bir çok şeyi anlatıyor olsa gerek.

tabi tribünlerin inanılmaz katkısını da gözardı etmemek lazım. ‘keşke her maç böyle olsa’ dedirten müthiş bir tribün vardı bugün.

ağır roman

02 January 2009, Friday

türk sinemasının en güzel filmlerinden biri. metin kaçan’ın kitabından sinemaya uyarlanan filmin yönetmeni mustafa altıoklar. kolera mahallesinin ilginç, bi’ o kadar da hüzünlü hikayesini etkili bir dille anlatıyor ağır roman. oyunculuğun insanı bam telinden yakalayan bir etkileyiciliği var. arka sokaklarda bir yerlerde koleranın var olduğuna, salih’in ,tina’nın, arap sado’nun yaşadığına inanıyorsunuz filmi izledikten sonra. neredeyse hiç bir sahnesi unutulmayan, hafızalara nakşeden ağır roman’ın diyalogları da muhteşemdir. izlerken, insanın kolera mahallesinin bir ferdi olası; arap sadoyla, salihle rakı masasına oturası gelir. ayrıca müziklerden de bahsetmemek olmaz. filmin en sağlam detaylarından biri de müzikleri. ‘bir vurgun bu sevda’ gibi, ‘ağla sevdam’ gibi filme cuk oturan, en can alıcı sahnelerde insanı etkileyen muhteşem şarkılar mevcut filmde. kısacası henüz izlememiş olmak büyük kayıp.

”  tıbı sen harbiyi hayal et, sağlam gariban; ruhuna el fatiha.”