‘sinema’ kategorisi için arşiv

türk sineması: yeni filmler

18 February 2011, Friday

kader

yeni yıl ve yeni bir dönemle birlikte, türk sinemasının kayda değer isimlerinin yeni projelerinden bahsetmek istiyorum biraz. bir çok film var hazırda bekleyen. kimisi post-production aşamasında, kimisi tasarlanma seviyesinde kimisi de vizyona girmek üzere.

bir zamanlar anadolu; daha önce de bahsetmiştik blogda. bir nuri bilge ceylan yapımı. filmin başrollerinde taner birsel ve yılmaz erdoğan’ı görüyoruz. reha erdem’in has adamlarındandır taner birsel, çok klas adamdır. nbc ile bir sinema projesinde bir araya gelmesi dahi heyecan veriyor insana. film hakkında pek ipucu yok henüz. tamamen bittiği, fakat ilk gösteriminin cannes film festivali’nde yapılmak istenmesinden dolayı mayıs ayını beklememiz gerektiği söyleniyor. gene bir söylenti; türk sinema piyasasının geneline nazaran uzun bir film izleyeceğimiz yönünde. cannes’tan ödülle dönebilir büyük ihtimalle gene nbc.

gelecek uzun sürer; yönetmen koltuğunda özcan alper var. ilk filmi sonbahar’la büyük ses getirmişti özcan alper. ki, haklı bir yükselişti bu. gerçeği ne eksik ne fazla, samimi bir dille beyaz perdeye yansıtan bir filmdi sonbahar. konusundan, müziklerine kadar muazzam bir ‘ ilk  film ‘di. şimdi de ” gelecek uzun sürer ” ile seyircinin karşısına çıkıyor yönetmen. başrollerde; durukan ordu, gaye gürsel ve sarkis seropyan bulunuyor. film türk-alman ortak yapımı ve doğuda geçen bir hikayeyi anlatıyor. özcan alper uluslararası festivallerde de şansını deneyecek.

yozgat blues; ilk filmi uzak ihtimal ile türk sinema sektörüne gayet güzel bir giriş yapmıştı mahmut fazıl coşkun. kendisi ahmet hakan’ın kardeşi oluyor. şimdilerde yeni filmi yozgat blues ile meşgul. senaristliği, tarıf tufan ile birlikte yapmışlar. film, isminden tahmin edilebileceği üzere yozgat’ta geçiyor ve o bölgedeki; yönetmenin tabiriyle ” üzeri örtük ahlak anlayışı ” nı ele alıyor.

atlıkarınca; ilksen başarır filmi. başka dilde aşk ile hakettiği alkışı almıştı genç yönetmen.  o filmde, oyunculuğuyla iz bırakan mert fırat bu kez senaryoda da işin içerisinde. film, altın portakal’da en iyi senaryo ödülünü kazandı. çeşitli festivallerde gösterimi yapıldı ve izleyenler, oldukça sert bir konuyu farklı bir bakış açısından işleyen bir iş olduğunu söylüyor. başroller, mert fırat ve nergis öztürk’e ait. bu ” tokat gibi ” diye nitelendirilen film vizyona 18 mart’ta giriyor.

celal tan ve ailesinin aşırı acıklı hikayesi; adının absürdlüğünden anlaşılacağı gibi, bir onur ünlü filmi. daha önce polis, güneşin oğlu, beş şehir filmleriyle ama iyi ama kötü; farklı bir sinema anlayışı yansıtan onur ünlü ilginç bir kişilik. ah muhsin ünlü ismiyle şiir de yazan bu adamın filmleri, ya çok seviliyor ya da hiç sevilmiyor. keskin bir kara mizah barındırıyor çünkü onur ünlü filmleri. kurgusuyla, çekim teknikleriyle, tamamen kendine has bir sinema dili. şimdilerde televizyonda da görüyoruz onur ünlü’yü. trt’ye ” leyla ile mecnun ” dizisini çekiyor. ki, benim behzat ç. ile birlikte tv’de izlediğim tek dizidir. velhasılı, adıyla farklılık vaadeden film, son zamanlarda üretkenliğiyle dikkat çeken onur ünlü’nün güzellemelerinden birisi olmaya şimdiden aday.

yeraltı; son dönem sinemacıların belki de en dikkat çekicilerinden, zeki demirkubuz. masumiyet, kader gibi filmleriyle bana göre türk sinema tarihine altın harflerle ismini yazdırmıştır. kendine özgü bir felsefesi var demirkubuzun. hayata karşı duruşu olan adamlardan. şimdilerde dostoyevski’nin ” yerlatından notlar ” eserini sinemaya uyarlıyor. engin günaydın ve sırrı süreyya önder ile çalışıyor bu işte. sarp apak, serhat tutumluer de ekibin içerisinde ve tabii, bir demirkubuz filminin artık olmazsa olmazı ufuk bayraktar.. kadro güzel, beklenti büyük ve bizlere de sabredip beklemek düşüyor.

babamın sesi; kurmaca belgelsel dalına, ” iki dil bir bavul ” ile sağlam bir iş bırakan orhan eskiköy, yeni bir tasarımla karşımıza çıkacak.  bir önceki filmde birlikte çalıştıkları özgür doğan ile birlikte değiller bu kez. yanında zeynel doğan olacak. gene, kurmaca belgesel olarak planlanan ” babamın sesi “, maraş katliamından etkilenen bir aileyi konu ediniyor. şu an vizyona giriş tarihi hakkında bir bilgi yok, filmin çekimlerinin sürdüğü söyleniyor.

dar alanda kısa paslaşmalar

16 February 2011, Wednesday

torba suat

sinemaya da yer  ayıracağız dedik. hem spor hem sinema diyince, bazı filmleri pas geçmek olmaz. bunlardan bir tanesi de dar alanda kısa paslaşmalar..

‘hayat futbola fena halde benzer’ der bu film. bu oyun adına üretilen en güzel tespitlerden birisidir, belki de en güzeli. bu cümle kadar samimi ve doğaldır aynı zamanda dar alanda kısa paslaşmalar.. yeni sinemacıların temsilcilerinden serdar akar’ın yönettiği filmin senaryosunda yine akar ile beraber önder çakar bulunuyor.. filmin senaryo ve hikayesini daha da yücelten, hiç süphesiz oyuncuları. erkan can  dediğimiz ulu kişilik, bir torba suat karakteri oynamıştır bu filmde, sırf onun için izlenmeye değer.. türk filmleri kapsamında, zirvede gördüğüm karakterlerden bir tanesidir torba suat.. efnafspor’un, o küçücük mahallenin hikayesini anlatan filmin mihenk taşıdır gözümde.. kadroya bakınca; erkan can, savaş dinçel, müjde ar, uğur polat, rafet el roman, şahnaz çakıralp, sezai aydın, bülent inal gibi isimleri görüyoruz. ve sayısız, başarılı yan rol oyuncuları..

filmin konusu ise şöyle;

”esnafspor adlı futbol takımı, bursa’nın tarihi semtlerinden birinde esnaf ve orada ikamet eden mahalle sakinlerince kurulmuş olan amatör bir futbol kulübüdür. brezilya milli takımı’ndan etkilenerek benimsedikleri sarı yeşil formaları ile, suat, kıvırcık, lango, mercimek, ateş, onbaşı, alağaçlı, paşa, boncuk, selçuk, niyazi, turgay ve diğerlerinin, mahallenin genç ve yaşlı insanların top koşturdukları bir sıradan takımdır. fırıncı hamdi’nin bütün emeğini ortaya koyarak kulüp başkanlığını üstlendiği esnafspor’lu kişilerin en büyük tutkuları bursa amatör kulüpler ligi’nde şampiyon olmaktır. mahalleye nereden ve nasıl geldiğini artık kimsenin hatırlamadığı hacı, beş yıldır takımın baş antrenörlüğünü yürütmektedir. fakat işler bir türlü yolunda gitmemekte, esnafspor her maçtan mağlubiyetle ayrılmaktadır. hacı’nın esnafspor’u çalıştıracak, onlarla birlikte idmanlarda yer alacak genç bir yardımcıya ihtiyacı vardır. sonunda semtin lisesinde beden öğretmenliği yapmakta olan çetin’den yardım istemeye karar verir. bu esnafspor için yepyeni bir dönemin başlangıcıdır.”

türk filmleri kategorisinde, hele bir de işin içine futbolu dahil edince, benim filmim dar alanda kısa paslaşmalar’dır. hikayesi, oyuncuları vs. her şeyiyle ‘ kült ‘ filmdir şahsım adına. kısaca, hem türk filmlerini hem de futbolu takip ediyorum diyen bir insan, bu filmi izlemedim dememeli…

kapalı dükkana kira ödemişiz” der torba suat..

ps. çok uzun zaman önce yazıp drafts’e atmışım bu yazıyı. şimdi farkettim. garip bir durum.

the big lebowski

06 September 2010, Monday

The-Big-Lebowski

efsane. tembelliğin, vurdumduymazlığın, kaygısızlığın baş kahramanı; ‘the dude’ jeffrey lebowski.. coen kardeşlerin baş yapıtıdır bu film. 98 çıkışlıdır ve oyuncuları; jeff bridges, john goodman ve steve buscemi gibi ağır abilerdir.. ve ‘kült film’ diye bir tabirin var olduğunu kabul ediyorsak, alası big lebowski’dir. hatta lebowskinizm’i benimseyen insanlar bulabilirsiniz gayet rahat.. ben bir ‘white russian’ olayının hastasıyım, bir de havaya  kül savurma sahnesinin.

and so, theodore donald kerabatsos…

yeni dönem türk filmleri

06 September 2010, Monday

blogda pek sinemaya zaman ayırmamıştık daha önce. artık bazı filmler hakkında kişisel görüşlerimi daha sık paylaşmak istiyorum. bilgi de paylaşabiliriz tabi. vizyon filmlerini değerlendirmek ya da film tanıtımlarını eklemek de düşündüklerim arasında..

ilk olarak, yerli filmlerle başlayalım.. önümüzdeki dönem, bu sektörde sayısız film vizyona girecek. kalitelisinden, dibine kadar kalitesizine, merak edileninden, sır gibi saklananına kadar, bir sürü film kapıda bekliyor..

av mevsimi

av mevsimi.. yavuz turgul yönetmen koltuğunda.. türk sinemasının efsanesidir o şüphesiz.. şener şen gibi bir değerin, onun yönettiği filmlerde nasıl daha da kudretli bir oyuncu haline geldiğini biliyoruz.. üstelik, şener şen de var filmde. dahası, cem yılmaz, çetin tekindor, melisa sözen ve okan yalabık gibi sağlam bir kadro oluşturulmuş.. teaser’dan ve verilen bilgilerden yola çıkarak; yerli bir ‘seven’ yaratılmış mıdır? sorusu aklıma düşüyor, fakat beklentilerin böylesi yüksek tutulduğu yapımlarda, büyük hüsranlar yaşandığı gerçeği de ortada.. onun için, yavuz turgul-şener şen ikilisi ne yapsa izlenir düsturuyla, gidilir. izlenir de.. aralık 2010’da geliyor..

prensesin uykusu.. bir çağan ırmak projesi. 19 kasım’da vizyona girecek. oyuncular arasında genco erkal yer alıyor. masalsı bir anlatım tarzının filme hakim olması bekleniyor. son yapımı karanlıktakiler ile ilgiyi yakalayamamış olsa da, ıssız adam’ı türk sinemasına altın harflerle geçmiş bir adam çağan ırmak.. bu yönü beni bağlamıyor fakat, severim kendisini. şaşıfelek çıkmazı, mustafa hakkında her şey ve çemberimde gül oya kaliteli işler.. filme dönünce, kadroda sevinç erbulak, çağlar çorumlu, genco erkal gibi isimler karşımıza çıkıyor.. şahane bir detay; müzikler redd grubundan..

çınar ağacı.. handan ipekçi filmin yönetmeni.. kendisini sinemamızda iz bırakan ‘büyük adam küçük aşk’ filminden tanıyoruz.. küçük bütçeli ama bi’ o kadar da değerli işlerin insanıdır handan ipekçi. sanırım saklı yüzler diye ilginç bir filmi daha vardı.. çınar ağacının başrollerinde tanıdık iki isim görüyoruz. nejat işler ve nurgül yeşilçay.. onların yanı sıra; meral okay, hüseyin avni danyal, ragıp savaş ve settar tanrıöğen gibi usta isimler var.. oyuncu kadrosu, film adına heyecanlanmaya değer gözüküyor. açıkçası, umutluyum ben çınar ağacı’ndan..

kavşak.. selim demirdelen. onu reklamcılık sektörüyle tanımıştık. onlarca markanın reklam filmleri kendisinin ellerinden çıkmıştır. aynı zamanda müzisyen kişiliği de vardır. dizi yönetmenliği, ardından sinema yönetmen yardımcılığı ve yönetmenliği.. anlayacağınız, her yerde parmağı var bu adamın.. anlat istanbul’un yönetmenlerindendi ayrıca. bu defa kavşak filmini yönetiyor. oyuncular; güven kıraç, umut kurt-severiz-, sezin akbaşoğulları. konuk oyuncular da dolunay soysert ve ‘komutan’ mete horozoğlu.. film, ilk olarak adana altın koza’da gösterime girecek. tarih 20 – 26 eylül arası.. vizyon zamanı ise 1 ekim.

kaledeki yalnızlık.. sinemamızın güzel adamlarından bir tanesi de volga sorgu’dur. sayısız filmde, yardımcı oyuncu olarak yer almışken, bir çok başrolden daha değerli performanslar sergilemiştir. bir çırpıda sayabilirim muazzam oyunculuğuyla iz bıraktığı filmleri; sır çocukları, kader, barda, gitmek: benim marlon ve brandom ve başka semtin çocukları.. bu adamın başka yönleri de varmış. senaristlik ve yönetmenlik gibi.. kaledeki yalnızlık’da senarist-yönetmen sıfatlarıyla yer alıyor volga sorgu. filmin oyuncularını saymaya kalksam bitmez. muhtemelen herkes az az rol alıyor olacak. çünkü adı geçenlerin tamamı büyük oyuncular. bunlardan bir kaçı; erkan can, cem yılmaz, settar tanrıöğen, nur sürer, menderes samancılar, özlem tekin, bora akkaş.. böyle gidiyor bu.. yapımcı malum çimen. bir ara onla oyuncular arasında problemler yaşandığı ve filmin geleceğiyle ilgili olumsuz haberler düşmüştü medyaya. bakalım, tarih belli değil, bekleyeceğiz bir an önce çıkmasını.. son olarak filmin afişinde yer alan cümle; ” kale düşerse, kent de düşer”..

kağıt.. sinan çetin’den sessiz sedasız bir film daha. uzun zaman oldu sinan çetin sinema filmi çekmeyeli. genelde reklam ve dizi sektöründe gözüktü.. tam hatırlayamayacağım ama en son komiser şekspir falan olabilir. bir de teoman’lı romantik vardı galiba.. kağıt’ın senaryosu da sinan çetin’e ait. fragmandan anlaşılan; konuşulacak bir filmin geldiği. sanırım gene bir süre önce çekilip, vizyona sokulmayan bir yapım olmuş.. oyuncular; öner erkan, asuman dabak, zeynep beşerler, zafer ergin, ayşen gruda, mazlum çimen.. ‘konusu itibariyle, ülkenin sinema gündemini uzun süre meşgul eder bu film’ iddiamı ortaya atarken, aynı zamanda sinan çetin’in ”mutlu ol bu bir emirdir!” adlı kısa filmini de paylaşayım.. ps. filmin vizyon tarihi belli değil.

bir zamanlar anadolu.. nuri bilge ceylan gene geliyor! çok çarpıcı oldu bu galiba. son dönem türk sinemasının gurur kaynaklarından bir tanesi nbc. sanat ağırlıklı uzun plan filmleriyle dahi seyircinin ilgisini uyandırabiliyor. fotoğarafçılıktan gelme oluşu, o mükemmel kareleri yakalayabilmesinde önemli bir paya sahiptir.. mayıs sıkıntısı, uzak, iklimler ve hatta tüm filmleri büyük filmlerdir benim gözümde. beklenen yenisi, bir zamanlar anadolu hakkında çok olumlu şeyler duyuyoruz. şu an için saklanıyor filmin detayları. başrollerde yılmaz erdoğan ve taner birsel’in yer aldığını biliyorum. cannes film festivaline yetişmedi.. vizyona ne zaman gireceği de henüz kesinleşmiş değil şu an..

vay arkadas

vay arkadaş; manik, tik, dildo.. bu enteresan adıyla dikkat çekmeyi başaran film, kemal uzun yönetmenliğinde çekilmiş. senaryo türk dizi tarihinin en kıymetlileri arasına yerleştirdiğim geniş aile’nin senaristi cüneyt inay’a ait.. bir kere buradan bir ilgi uyandırıyorlar insanda. zaten oyuncular arasında da geniş aile’den fırat tanış, bihter dinçel ve rasim öztekin var. diğerleri; mete horozoğlu, ali atay, demet evgar, mustafa üstündağ, erdal tosun ve pamela spance.. ‘koyu bilo’nun imam hatip mezunu bir hırsızı canlandıracağı filmin yapımcı şirketi, barakuda.. müzikler gene geniş aile’de de boy gösteren güzel adamlar topluluğu, multitap’tan.

zamanla sinema alanıyla alakalı daha fazla yazı yazma niyetim olduğunu hatırlatayım.. sırf vizyon filmeriyle yetinmeyip, sanatsal kaygıya da gireriz fazlasıyla. alternatif sinema’dan, fransız, güney kore, rus filmlerine kadar geniş bir yelpazede paylaşımlarda bulunuruz..

kader

16 May 2009, Saturday

zeki demirkubuz’un kader filminden, ağır spoiler.

trainspotting

14 February 2009, Saturday

trainspotting

choose life. choose a job. choose a career. choose a family. choose a fucking big television. choose washing machines, cars, compact disc players and electrical tin openers. choose good health, low cholesterol, and dental insurance. choose fixed interest mortgage repayments. choose a starter home. choose your friends. choose leisurewear and matching fabrics. choose diy and wondering who the fuck you are on a sunday morning. choose sitting on that couch watching mind-numbing, spirit crushing game shows, stuffing junk food into your mouth. choose rotting away at the end of it all, pishing your last in a miserable home, nothing more than an embarrassment to the selfish, fucked up brats you spawned to replace yourself. choose a future. choose life… but why would i want to do a thing like that?

keyser soze

02 February 2009, Monday

” keaton always said i don’t believe in god, but i’m afraid of him.
well i believe in god, and the only thing that scares me is keyser soze. “

ağır roman

02 January 2009, Friday

türk sinemasının en güzel filmlerinden biri. metin kaçan’ın kitabından sinemaya uyarlanan filmin yönetmeni mustafa altıoklar. kolera mahallesinin ilginç, bi’ o kadar da hüzünlü hikayesini etkili bir dille anlatıyor ağır roman. oyunculuğun insanı bam telinden yakalayan bir etkileyiciliği var. arka sokaklarda bir yerlerde koleranın var olduğuna, salih’in ,tina’nın, arap sado’nun yaşadığına inanıyorsunuz filmi izledikten sonra. neredeyse hiç bir sahnesi unutulmayan, hafızalara nakşeden ağır roman’ın diyalogları da muhteşemdir. izlerken, insanın kolera mahallesinin bir ferdi olası; arap sadoyla, salihle rakı masasına oturası gelir. ayrıca müziklerden de bahsetmemek olmaz. filmin en sağlam detaylarından biri de müzikleri. ‘bir vurgun bu sevda’ gibi, ‘ağla sevdam’ gibi filme cuk oturan, en can alıcı sahnelerde insanı etkileyen muhteşem şarkılar mevcut filmde. kısacası henüz izlememiş olmak büyük kayıp.

”  tıbı sen harbiyi hayal et, sağlam gariban; ruhuna el fatiha.”