stay ultra.

04.08.2011

ultrasproject

ultras project; ultras kültürüne dair bir sokak markası/projesi. 
ultras/Movement blog o kadar güzel anlatmış ki; ekstradan bir şeyler yazmaya gerek kalmamış.

galatasaray formaları 2011-12

18.07.2011

subjektif değerlendirilen konularda yazmayı pek sevmesem de konu forma olunca fikirlerimi dile getirmek istiyorum. zira ortada beni oldukça heycanlandıran -bi o kadar da sevindiren- galatasaray, nike iş birliği var. oldukça öznel bir yorum olacak ama bu konuda yapılan her yorumun öyle olduğunu düşünüyorum. birimizin sevmediğini başka birimiz çok sevebiliyor.

net olarak söylemem gerekir ki; gereksiz süslemelerden ve standart kalıplardan uzak formalar gözüme hep daha güzel gelmiştir. bu bağlamda; adidas, puma, lotto, kappa gibi firmaların tasarımlarını beğenmeyen bir forma sever olarak favorilerim nike ve umbro.  eski sponsorumuz adidas’ın bize hazırladığı özensiz, kalitesiz formaları da düşününce, nike ile anlaşma haberi benim için güzel bir haber olmuştu. en kötüsü; üç bant zorunluluğundan kurtulacaktık.

öncelikle lansmandan başlamak isterim. daha önceki senelerde bu konuda veryansın ediyordum. ne mutlu ki; kulübümün güzel bir lansman ile formalarını sunduğunu görmüş oldum. ülkemizde yapılan en güzel tanıtım kampanyasıydı, ruhderki projesi. öncesinde her yere asılan reklam afişleri ve hazırlanan websitesi ile yaratılan merak duygusu, bu konuda oldukça değerli bir buzz yarattı. aynı başarı, şimdi yürütülen kampanya ile devam ediyor. özel olarak çekilen fotoğraflar, afiş tasarımları nike’ın kendine has kalitesinde, çok başarılı.

galatasaray formaları | 2011-12

formalara gelecek olursak; birazcık hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim. zira demin de bahsettiğim gibi nike ile beklentilerim bir hayli büyümüştü. yine de “rezalet, berbat” gibi abartılı yorumlara katılmıyorum. evet belki beklediğimiz kadar iyi değil ama öyle yorumları hakedecek kadar kötü de değil. herkesin beğendiği bir forma çıkması zor belki de imkansız. o yüzden eleştiri her zaman olacaktır, yapanı da anlayışla karşılamak lazım fakat bazı yorumlarda kötü niyet seziyorum. bahsettiğimizin galatasaray formasını olduğunu unutmamak lazım.

güzellikler var; renklerimizin sarı-bordo olmaması, farklı yakalar, yıllar sonra sarı formaya kavuşmamız, yukarıda da dediğim gibi adidas’ın üç bantından kurtulmamız.. rahatsız eden şeyler de var pek tabi. parçalı formanın arkasının düz, yakasının tek renk olması ve reklamlar için iki renk kullanılması. siyah formada sarı-kırmızının yan yana gelmemesi. sarı formada reklamların kırmızı olmaması.. bu gibi detayları görünce üzülüyor insan. yine de bu birliktelikte güzel şeyler göreceğimize inanıyorum ben.

çok tartışılan ‘elit takım’, ‘katalog forma’ gibi kavramlar üzerine sanırım eklenecek bir şey yok. yetişmediği için böyle olduğu söyleniyor. öyle olduğunu umuyorum ben de. doğrusunu önümüzdeki sene göreceğiz..

benim robot dostlarım var!

18.05.2011

emir yargın’ı bilenler köpek’le yaptığı çıkıştan ve kazandığı sempatiden haberdardır mutlaka. roxy’de ikinciliği de vardır hatta emir’in “köpek”le. tam olarak çıkışı beklenen genç müzisyenlerden, sizin anlayacağınız. yoksa o da tek şarkılık meşhurlar listesine mi girecek dedirten bekleyiş nihayete kavuştu ve emir yargın albümüyle birlikte geri döndü.. albümünün adı tokat. klip çekilen çıkış parçası da tokat. açıkçası, tokat ile benim beklentilerimi gayet yeterli oranda karşılıyor emir. bu tarzın şahsımca gerekliliği, ritmin insanı yakalamasıdır. ve tokat bu standartı kolayca yakalamış bir şarkı.

albümü buradan dinleyebilir, emir’i de şuradan takip edebilirsiniz. böyle yeteneklere ihtiyaç var ülkede. destek vermek şart. bir kez daha yineliyim; hem albüm tanıtım gecesinden gelen olumlu haberler, hem şarkıların kalitesi hem de video’nun profesyonelliği, emir yargın’ın  kaliteli bir müzik hayatına başladığını gösteriyor. umarım, aynı kalitede devam eder.

music box

03.04.2011

myslovitz – sound of solitude

devotchka – 100 other lovers

the klaxons – echoes

delays – no ending

the counteeners – cameo brooch

yolda – 6.30 vapuru

orphaned land – olat ha’tamid

reamonn – tonight

peyk – piç

fleet foxes – mykonos

nickel eye – brandy of the damned

no totti no party

13.03.2011

no totti no party

partinin kralı elbette oydu gene. bir frikik, bir penaltı; ve lazio iptal. başrol kaptanın. gurur kaptanın. . suratına kramponuyla basan matuzalem’e ve bir tarafları kalkan muslera‘ya selam olsun.

bloguma dokunma!

02.03.2011

öpülmedik bir kulak arkamız kalmıştı derler. bu ülkede, bizim de yasaklanmayan bi’ blogumuz kalmıştı. onun da üstesinden geldiler. blogspot’a erişimi engellediler. davayı açan şahıs-kurum, kararı veren hâkim, yasağı savunan kesim, her neyse ya da her kimse;  bu ülkenin yüz karasıdır. utanç kaynağıdır. dns’leri değiştirerek aşamayacağız bu işi. mühim olan, bu kafa yapısını değiştirebilmek. yasağa hayır. internette sansüre hayır. bloguma dokunma allahın cezası!

alexis sanchez & palermo

28.02.2011

sicilya’da tam 7 gol yedi palermo. bozgunu gerçekleştiren takım udinese. başrollerde şili’li alexis sanchez ve kaptan di natele var. birisi 4 diğeri 3 gol attı. bu maçtaki golleriyle zirveye de oturmuş oldu di natale. yarın milan maçına çıkacak olan napoli’li cavani’nin 20 golle lider olduğu gol krallığı yarışında artık di natale’nin 21 golü bulunuyor. sanchez’in bu maça çıkana dek 7 golü vardı, o da 11 yaptı böylece gol sayısını.

palermo evinde 7 gol yiyecek kalitesizlikte bir takım değil aslında. seri a’da 8. sırada yer alıyorlar. teknik direktör delio rossi’nin var etmeye uğraştığı takım, oldukça güzel. fakat, uğraşılarının şu ana dek bir  sonuç vermeye yöneldiğini söylesek bile, bugünkü 7 gollü mağlubiyet çok şeyi değiştirecek. başkan zamparini isyan bayrağını çekmiş. ” rossi takımımı mahvetti” demiş. hatta, hızını alamamış ve saydırmış: ” rossi’nin takımda kalması ancak %1. palermo’yu mahvetti. takım onun yüzünden tanınmaz halde. ona savunmayı güçlendirmesini söylemiştim. ezequiel munoz bizim en iyi savunma oyuncumuzdu. onu yok etti. bir takımı bu şekilde yönetmeye kimsenin hakkı yok.

başkan ağır yenilginin sıcaklığıyla esmiş gürlemiş, fakat haksız da sayılmaz pek. ilk yarı 5-0 bitti ve istese udinese 10 gol de atabilirdi. zorlamadılar. palermo 10 kişi kalmıştı evet ama, bu bir mazeret değil. böylesi kötü savunma yapılmaz. rossi artık yolcu diyebiliriz zamparini’nin açıklamalarından yola çıkarak.

palermo’nun elinde çok sağlam bir gelecek var. başta javier pastore olmak üzere josip ilicic, ezequiel munoz, abel hernandez, matteo darmian, pajtim kasami, sinisa andjelkovic, afriyie acquah, daniel jara… hemen hepsi çok yetenekli gençler. ve bir çoğu da ilk 11’de, hiç değilse rotasyonda şans buluyorlar. bu yıl napoli ile şampiyonluk kovalayan cavani’nin de geçtiğimiz sezon bu takımda forma giydiğini ekliyelim. potansiyele bu kadar inanan bir teknik kadro var sicilya temsilcisinde. önümüzdeki sezonlarda mutlaka söz sahibi bir takım haline geleceklerdir. biraz zaman tanınmalı onlara. bu mağlubiyet çok acı olsa da bir ders oldu. ileride çok daha güzel işlerle telafi edeceklerdir eminim bunu. hafızalardan uzun süreliğine sileceklerdir.

onları yakan isim ise elbette attığı 4 golle ve mest eden futboluyla alexis sanchez oldu. sanchez’in sezon sonunda  udinese’de kalması çok zordu. şu maçtan sonra imkansız diyebiliriz. sanırım, avrupa’da ne kadar “parayı basabilecek” takım varsa, hepsi kadrosuna katmak isteyecektir genç şili’liyi. diğerlerinden sıyrılıp, kendi bünyesine katan tarafın büyük kâra geçeceğinden kimsenin şüphesi olmasın. önü alabildiğine açık bu adamın.

il capitano

27.02.2011

francesco totti

roma’yı çok seviyoruz. onlar bu ara bizi çok üzüyorlar, gene de seviyoruz. kaptan’ı bi’ ayrı seviyoruz tabii. 600. maçına çıktı bugün. penaltıdan golünü attı. maç 2-0’dan 2-2 gelse de, artık alıştık. roma adına dileğim, totti’nin ölene dek bu kulüpte bulunmasıdır. 40’a kadar oynasın, gerisi ya kulübede ya protokolde; bir şekilde görev yapsın.

barcelona ve mvp

27.02.2011

lionel messi

bugün lionel messi’nin la liga’da 26 golü bulunuyor. bu demektir ki; ligdeki 9 takımdan daha fazla gol atmış psikopat herif. mallorca ve osasuna 25 gol, hercules, almeira ve levante 24 gol, sporting gijon 23 gol, zaragoza 22 gol, santander ve deportivo 24 gol atabilmiş. şimdi düşünün messi’nin attığı 26 gol nasıl değerli ve zor bir iş. aynı şekilde ronaldo’nun attığı 24 gol de oldukça etkileyici. tabii, barcelona’yı diğerlerinden ayıran şöyle bir durum var. messi’nin yanı sıra villa ve pedro da sürekli gol üretiyorlar. villa 17, pedro ise 13 golle oynuyor la liga’da. bu üçünü mvp olarak tanımlayabiliriz herhalde. mvp’nin attığı gol sayısına ulaşan bir takım yok ligde. evet, bu üç adam tüm takımlardan çok gol atmış. real madrid dahil… ekstra bir not vereyim messi için. bu insanüstü varlık aynı zamanda 15 de asist üretti!

madem rakamlara girdik, biraz da barcelona’nın genel takım istatistiklerine bakalım. öncelikle şunu söylemeliyiz, mvp sağolsun, barcelona’nın averajı tamı tamına 63. bildiğin +63. attıkları 76 gole karşı, yalnızca 13 gol yemişler. tek mağlubiyetleri bulunuyor. sahalarında hercules’e karşı almışlardı onu da. işin ilginç yanı; hercules’in ilk ve tek deplasman galibiyetiydi o. arada öyle maçlar olur. imkansız gibi görünür ama gerçekleşir. zaten başka da fire vermedi dediğim gibi katalanlar. nou camp’ta 13 maçın 11’ini aldılar, 1 beraberlikleri var ve bir de o hercules maçı. dışarıda ise 12 maçın 11’ini almışlar, 1 beraberlik. her iki kulvarda da 34’er puan ve toplam 68 puan.

geçtiğimiz haftalarda sporting gijon ile berabere kalmışlardı. o maç, tarihi bir maç aslında. çünkü, barcelona takımı o maça çıkana kadar 16 lig karşılaşmasını üst üste kazanmıştı. bu, la liga tarihinin en iyi performansı. o açıdan, tarihe geçtiler bile. fakat tüm avrupa genelinde, 10. en iyi derece demek bu. tüm zamanların en başarılısı benfica’ymış. portekiz ekibi, 71-73 yılları arasında oynadığı 29 lig maçını ard arda kazanarak ulaşmış bu sonuca. geçilmesi de mümkün görünmüyor pek. onların yanında, celtic’in 25 maçlık, psv’nin 22 maçlık serileri var. fakat bunlar nispeten daha zayıf ligler. la liga, seri a, premier league gibilerinde başarmak çok çok zor. inter’in 2006-2007 sezonunda yakaladığı 17 karşılaşmalık çıkış da büyük saygıyı hakediyor bu bağlamda.

neticede, barcelona bu yıl daha da güçlü bir şekilde devam ediyor yoluna. peş peşe rekorları kovalıyorlar. messi, insanlıktan çıkacak gibi gene. onları durdurmak, kariyeri boyunca winner olmuş mourinho için dahi mümkün olmayacak. guardiola’yı bir kez daha alkışlayalım. tabii, arsenal’i es geçmeyeceğim. barcelona’yı ciddi manada zorlayan ve hatta mağlup edebilen takım olmak az buz iş değil. nou camp’taki rövanşta katalanların var gücüyle maça asılacağı ve turu geçmek adına büyük emek harcayacağı malum fakat, işi bu noktaya getirmiş olmak da tebriği hakediyor. 2. maç için, arsene wenger ve takımının nou camp’ta barcelona’ya karşı neler yapabileceğini görmek için heyecanlanıyorum şimdiden.

bu iş burada biter; jürgen kloop ve gençleri

27.02.2011

nuri şahin

borussia dortmund.. jürgen kloop’un güzel takımı. gösterdikleri gelişim,  oynadıkları futbol muazzam. böylesi yüksek kalitede futbol oynatırken, kloop’un tamamen genç oyuncuları kullanması da ayrı bir güzel. bugün bayern münih’i, allianz arena’da deyim yerindeyse tokatladılar. 3-1 kazandıkları maçta, tam 8 tane futbolcu 88 ve sonrası doğumluydu. sanırım biraz burada aramak gerekiyor bu takımın başarısını. tam bir takım olmuşlar. herkes ne yapacağını biliyor ve yanındakinin de yapabilecekleri hakkında fikir sahibi. birbirinden şüphe duyan oyuncular yok. inanmışlar. sonrasında da başarı geliyor zaten.

an itibariyle lider borussia dortmund (58) ile en yakın takipçisi leverkusen (45) arasında 13 puan var fakat, leverkusen’in bir maçı eksik. en iyi ihtimalle 10 puan var diyelim. geriye kalan 10 maçta, büyük bir çıkmaza girmeli ki dortmund, rakiplerinin bir şansı olsun. sahada gördüklerimiz, bunun neredeyse imkansız olduğunu söylüyor. kloop’un gençlerinin buradan sonra bırakması mucize olur.

nuri kaptandı bayern karşısında. bir de muhteşem golü var. takımı şampiyonluğa koşarken, böyle güzel bir mevkide yer alması, insanı gururlandırıyor. gelecek sezon, eyvallah diyip ispanya ya da italya’ya transfer olma ihtimali hayli yüksek. yakışır da. şimdilik, şu geride kalan maçları kayıpsız geçsinler de, sonra düşünür bunları.

cumartesi futbolu #5

26.02.2011

xavi

haftalar ilerledikçe liglerdeki heyecan ve çekişme de artıyor. cumartesi günü futbolu keyfi de tavan yapıyor haliyle. gene, oturup sabahtan akşama kadar futbol izlemelik bir gün. premiere league’de işler kızışmış, süper lig cayır cayır, bundesliga’da yılın maçı, ispanya’da real ve barca’nın günü.. imkanı olan evden çıkmasın, oturup bakabildiği kadar çok maça baksın derim. televizyon programı şöyle;

14.00 ankaragücü – gençlerbirliği / digi

16.00 belediye galatasaray / lig tv

17.00 wigan – manu / spormax

17.00 antep – eskişehir / digi

19.00 atletico madrid – sevilla / ntvspor

19.00 fenerbahçe – kasımpaşa / lig tv

19.30 bayern – dortmund / trt

21.00 mallorca – barcelona / ntvspor

23.00 deportivo – real madrid / ntvspor

trade deadline

25.02.2011

nba’de takas dönemi sona erdi. son gün bombalar peş peşe patladı. daha önce gerçekleşen takaslarla ilgili yazılar yazmıştık. bundan sonra ipin ucu kaçınca, şekil-şemal olarak paylaşalım dedik. çok çıtır çerez takaslar dışında durum şudur;

takas 1:

new york knicks; carmelo anthony, chauncey billups, shelden williams, renaldo balkman, anthony carter, corey brewer

denver nuggets; danilo gallinari, wilson chandler, raymond felton, timofey mozgov, kosta koufos, knicks 1. tur draft hakkı( 2014) + warriors 2. tur draft hakkı (2012-2013), 3 milyon dolar

minnesota timberwolves; eddy curry, anthony randolph

takas 2:

new orleans hornets; carl landry

sacramento kings; marcus thornton

takas 3:

new jersey nets; deron williams

utah jazz; devin harris, derick favors, 2 adet 2011 draft hakkı

takas 4:

atlanta hawks; kirk hinrich, hilton armstrong

washington wizards; mike bibby, mo evans, jordan crawford, 1. tur draft hakkı (2011)

takas 5:

los angeles clippers; mo williams, jamario moon

cleveland cavaliers; baron davis, 1. tur draft hakkı (2011)

takas 6:

portland trail blazers; gerald wallace

charlotte bobcats; joel pryzbilla, dante cunningham, sean marks, 1. tur draft hakkı 2 adet

takas 7:

boston celtics; jeff green, nenad krstic

oklahoma city thunder; kendrick perkins, nate robinson

takas 8:

houston rockets; goran dragic, 1. tur draft hakkı

phoenix suns; aaron brooks

takas 9:

houston rockets; hasheem thabeet, demarre carroll, 1. tur draft hakkı

memphis grizzlies; shane battier, ishmael smith