‘arsene wenger’ olarak etiketlenmiş yazılar

cumartesi futbolu #3

05 February 2011, Saturday

arsene wenger

keyifli bir futbol günü daha.. hemen hemen bütün liglerden güzel maçlar var. premiere league’in çoğu maçı bugün. arsenal, manu ve city sahne alacak. bir tek chelsea – liverpool’u izleyemeyeceğiz. st. james’ park’taki newcastle – arsenal maçı oldukça vaatkar gözüküyor. gönül gunners’tan yana muhakkak.

bundesliga da çoğu zaman olduğu gibi bu hafta da cumartesi günü futbolunu renklendiren organizasyonların başında geliyor. dün akşamki ruhr derbisinden çıkan golsüz beraberlik hem leverkusen’in hem de münih’in iştahını arttıracaktır. birisi nürnberg diğeri köln deplasmanında. bu arada dün dortmund, rakibi schalke’yi mağlup edemeyerek; 97 yılından bu yana sezon içerisinde 2 ruhr derbisini birden kazanamama geleneğini devam ettirdi. bundesliga’nın açık ara en keyif veren takımına yakışmadı. gerçi götze, barrios falan ellerinden geleni yaptılar. “dev kedi” neur’i geçmek imkansızdı yalnızca..

seri a’da haftanın maçı -inter/roma- yarın, fakat bugün de 2 maç var. udinese – sampdoria ve cagliari – juventus.. son haftalarda acıların ekibi kıvamına gelen juve, gene kazanamazsa işler iyice sarpa sarar. kesin galip gelmeliler. güzel topçular oluşumu udinese de favori olarak çıkıyor sampdoria karşısına. kabul etmek gerekir ki cumartesi günü, seri a pek çekici değildir. pazar günüdür seri a..

ispanya dediğimiz zaman, barcelona ve real madrid maçları geliyor akıllara çok net. mütemadiyen ikisinden biri de cumartesi oynar. bu akşam, barca’yı izleyeceğiz. rakip de güzel; atletico madrid. bahis oranlarının 1.05 barcelona lehine olması madrid’lilerin hırs yapmasına sebep olur mu onu pek bilemeyeceğim de; handikaplı barcelona galibiyetinin çok uzun süredir kazandırdığını rahatlıkla söyleyebilirim.. bunun dışında; villareal de evinde levante’yi ağırlıyor akşam. ligin 2 net takımı varsa; 3.’sü de açık şekilde villareal’dir. rossi-nilmar klas ikili..

son olarak süper lige bakalım.. 4 maç var bugün bizde. saat 2 itibariyle kasımpaşa – belediye maçı başladı. 4’te beşiktaş – karabük var. zevkli maç olacaktır. imkanı olanlar kaçırmamalı. akşam 5’te kayseri – ankaragücü oynuyor. zirveye tutunabilmek adına, maçı mutlaka almalı kayseri. haftaya fener’le oynayacaklarını göz önüne alırsak, maçın değeri daha da artıyor.. fenerbahçe ise manisa deplasmanına çıkıyor. hikmet karaman’la birlikte tüm çehresi değişen manisa bu akşam bir çelme çakabilir mi fenerbahçe’ye? bana kalırsa bir sürpriz çıkabilir..

televizyon’daki maçlar;

16.00 beşiktaş – karabük / lig tv

16.30 köln – bayern münih / trt spor

17.00 kayserispor – ankaragücü / digi

17.00 newcastle – arsenal / spormax

19.30wolverhampton – manu / spormax

21.45 cagliari – juventus / spormax

23.00 barcelona – atletico madrid / ntvspor

non-flying dutchman; dennis bergkamp

07 September 2010, Tuesday

bergkamp

bu aralar bir “ustalara saygı kuşağı”dır gidiyor bende. arsenal’e sempatim olduğunu belirtmiştim daha önce. e, hollanda da malum, büyük bir futbol cennetidir. bu ikisini birleştirince sonuç; dennis bergkamp..

uçak korkusu nedeniyle “non flying” lakabıyla ünlenen bu adamın,  futbolculuğunu anlatmaya pek lüzum görülmez kolay kolay. zira ne kadar istatistik versen, yorum yapsam da onu canlı izlememiş hiç bir kişiye layığıyla aktaramazsın.. biz gene de uğraşalım.. dennis’i futbol’a ve bizlere kazandıran adam, çokça futbol efsanesinin doğuşunda emeği olan johan cruyff’tur.. ona ilk şansı sarı fare vermiştir ajax genç akademisinde..  ajax’ta 17 yaşında forma giymeye başlayan bu 69 doğumlu çocuk, takımı ile birlikte hollanda ligi şampiyonluğu, uefa kupası şampiyonluğu ve iki kez olmak üzere gol krallığı gibi büyük zaferlere imza attıktan sonra, 93’te seri a’ya; inter’e transfer oldu. eklemek lazım, bergkamp ajax kadrosu içerisinde bulunduğu süre zarfında 185 maçta 128 gol atmıştır..

italya dennis adına büyük hayal kırıklığı oldu.. buradaki futbol sistemi onun eğitim aldığı düzeyin çok daha farklı bir versiyonuydu.. aslında hollanda’lı olup da italya ligi’nde iz bırakmış bir çok oyuncu vardır fakat, dennis’in catenaccio’ya uyum sağlayamadığı bir gerçekti.. pek uzun da sürmedi bu macera zaten..

95 yılında italya’dan, ingiltere londra’ya; arsenal kulübüne transfer oldu uçamayan hollandalı.. onu kulübe kazandıran isim, zamanın arsenal patronu bruce rioch’tur.. dennis’e ödedikleri bedel, 7.5 milyon.. aldıkları daha doğru deyişle alacakları verim paha biçilemez tabi.. bergkamp’ı bugün burada efsane statüsünde değerlendiriyor ve anlatıyorsak bunun kaynağı biraz da arsenal’in başına 96 yılında gelen adamdı. ismi; arsene wenger.. bu fransız’ın gelmesiyle yepyeni bir hal alan londra kulübü, 97-98 sezonunu lig ve fa cup şampiyonu olarak tamamlamış, hollanda’lı dennis ise, attığı goller ve yaptığı asistlerle yılın futbolcusu seçilmişti..

98’de dünya kupası’nda da oynayan bergkamp, takip eden senelerde arsenal ile çeşitli lig ve kupa şampiyonluklarına devam etti. wenger’in onun teknik donanımı üst seviyedeki yeteneğine uygun futbol anlayışı sayesinde her geçen sezon seyircileri büyülemeye devam eden hollanda’lı, avrupa’da bir türlü mutluluğa ulaşamadı. 2000’de galatasaray’a penaltılarda kaybettiklerinde ve 2006’da barcelona’ya şampiyonlar ligi finali’nde mağlup olduklarında bergkamp da kadrodaydı. tek “yazık oldu” diyebileceğimiz yönü de budur zaten..

dennis bergkamp’ın arsenal’i ve futbolu bırakması da öyle damdan düşer gibi olmadı. böyle bir üstadın futbolu bırakacağı söylentileri çıktığı anda taraftarlar homurdanmaya başladı.. bunu üzerine wenger onun kontratını bir yıl daha uzatma kararı aldı.. ertesi yıl yani 2006’da aynı zamanda arsenal’in highbury’deki son sezonunda futbola nokta koydu bergkamp.. hem onun hem de highbury’nin son maçında, wba karşısında gol atıp asist yaparak veda etti taraftara.. böyle bir futbol zekasını istatistiklerle anlatamayız fakat yine de ekleyelim; dennis bergkamp arsenal’de forma giydiği dönem; oynadığı 315 maçta 163 gol atıp 177 asist yaptı.. tabi bu rakamların çok daha ötesinde, futbol tarihinin gördüğü en muazzam, en klas topçulardan bir tanesi o hiç şüphe yok ki..

şu golün üzerine söz söylenebilir mi allah aşkına?..