‘bursaspor’ olarak etiketlenmiş yazılar

süper lig: devre arası yaklaşırken

05 December 2010, Sunday

besiktas-bursa

süper ligde işler karışmaya devam ediyor. trabzon hariç, tüm takımlar belli dönemlerde çıkışa geçti belli dönemlerde ise bocaladı. neticede en istikrarlı takım olarak dikkat çeken trabzonspor bugün ligin zirvesinde yer alıyor, hakettiği gibi.

bu hafta, beşiktaş – bursa maçı bazı şeylerin değişmesi adına çok kritikti bence. yukarıdaki trabzon-kayseri-bursa üçlüsü şu son iki haftaya kadar çok iyi gittiler. galatasaray-fener-beşiktaş triosuna karşı çok iyi maçlar çıkarttılar. trabzon üç istanbul takımını da yendi evinde. kayseri; beşiktaş-fener’i yendi galatasaray’a yenilmedi. bursa da ali sami yen’de kazanmıştı. fener’le de berabere kalmıştı. bugün inönü’de mağlup oldular ve serinin bozulduğunu gördük. aslında kayserispor’un puan kayıplarıyla başladı üst taraf ile orta tarafın birbirine yaklaşma süreci. bu haftalarda fenerbahçe üst üste galibiyetler aldı alex’le birlikte ve basamakları tekrar tırmanmaya başladı. beşiktaş da derbiden galip geldikten sonra içeride bursa’yı zor da olsa geçerek,  bir silkiniş yaşamış gibi. gene, en zor pozisyondaki takım bizim galatasaray. bu hafta kasımpaşa’dan alınan puanlar biraz rahatlatmış olsa bile, önde bir çok takımın yer alması, ilk iki veya üç için umutların sönmesine neden oluyor.

trabzon bu ligin başından beri en sağlam takımı aslına bakacak olursak. kadrosunu oynayacağı futbol düzenine göre kurmuş durumda şenol hoca. zaten onun yeniden takımın başında olması, büyük şans trabzon şehri için. kimin ne görev yaptığı, kimden neler beklendiği belli. herkes en iyisini vermeye çalışıyor ve en önemlisi şehirle birlikte takım, iyiden iyiye inanmış durumda şampiyon olacaklarına. tabii, ilk yarıyı zirvede kapatmak yetmeyecektir. eksikleri neyse tespit etmeli ve devre arasında kapatmalılar. yoksa, fenerbahçe arkadan gelip yetişebilir onlara. alex gibi bir oyuncu varken, hiç imkansız değil böyle bir durum. son 5 haftanın 5’inde de gol attı alex. formda olmanın suyunu çıkarttı artık. her hafta skora direk etki edebilir mi bir oyuncu?  alex ediyor. büyük topçu vesselam. fenerbahçe’nin sıkıntı yaşadığı bir noka var yalnız, onu da belirtmek lazım. skoru çabuk yakaladıklarında oyunu tutma anlamında çok yetersizler. bu akşamki karabük maçında daha net gördük bunu. iyi oynadıkları bir ilk yarının ardından ikinci yarı çok etkisiz kaldılar. stoch, niang gibi çabuk oyuncuları bu kısımlarda daha efektif kullanmalıydı takım. burada, aykut kocaman’ın da devreye girmesi gerektiğini düşünüyorum.

beşiktaş 27 puan yaptı bursa galibiyetiyle. aralarında 4 puan kaldı. trabzon’la 9 puan var tabii. onların da 7 günde 3 galibiyet aldıklarını belirtelim. geçen pazar galatasaray’ı yendiler. ardından perşembe cska galibiyeti ve bugün öğlen bursa’dan alınan 3 puan. toparlanmak adına şahane bir dönem diyebiliriz. schuster’in yoğun bir rotasyon uyguladığını ve sürekli oyuncuları-mevkilerini değiştirdiğini düşünürsek, bu maçlarda bu durumun minimum seviyeye indiğini de söyleyebiliriz aslında. ersan gülüm her geçen gün daha iyiye gidiyor. mutlaka almalı beşiktaş bonservisini. ali kuçik, bulgaristan’da sonradan girmişti. bugün ilk 11’deydi. necip şans bulmaya devam ediyor. aurelio oturmuş gözüküyor. hilbert, guti falan iyi hoş ama quaresma’nın sakatlık süreci beşiktaş için çözülmedikçe her zaman “sıkıntı” olabilir bence.

galatasaray için işler bu haftalık yolunda gitti diyebiliriz. yılmaz hocanın kasımpaşa’sını bu halde yakalamışken bir de bizimkiler nasiplendiler. maç 0-3 bitti ama herhalde 0-8 de bitebilirdi. bu galibiyetin bir takım aldanmalara yol açmaması da gerekiyor tabi. her şey güllük gülistanlık değil takımda. hala orta alanda büyük problemler var. “golcü” ihtiyacımız iyice ortaya çıktı. savunmada gökhan-servet rotasyonu görmek tatmin etmiyor malesef. vs. uzar gider bu liste. diyebileceğim bir şey kalmadı. bekleyip görmekten başka yapılacak bir şey de yok..

şampiyonlar ligi grup kuraları

26 August 2010, Thursday

champions league

şampiyonlar ligi elemeleri dünkü maçlarla beraber sona erdi. ajax, auxerre, kopenhag ve tottenham tur atlayıp, gruplara kalmaya hak kazanan son takımlar oldular. önümüzde grup maçları var. bunun için bu akşam kura çekimi yapılacak. türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor bu tören. zira bursapor 4. torbadan katılacak kura çekimine. her zaman olduğu gibi monaco’da gerçekleştirilecek çekimler, tsi 18.45’te başlayacak. torbalara gelirsek;

1. torba: inter, barça, manu, chelsea, arsenal, bayern, milan, lyon..

2. torba: bremen, real m., roma, shaktar, benfica, valencia, marsilya, pana..

3. torba: tottenham, rangers, ajax, schalke, basel, braga, kopenhag, s. moskova..

4. torba: hapoel, twente, rubin kazan, auxerre, cluj, partizan, zilina, bursaspor..

son torbada olması dolayısıyla, birden fazla, çok kuvvetli takıma denk gelmesi yüksek olasılık dahilinde bursaspor’un. en kötü senaryoda, chelsea-real-ajax diyorum ben. nispeten daha makul bir kura, lyon-valencia- moskova şeklinde olabilir. en güzeli ise, milan-pana-kopenhag kombinesidir. ciddi ciddi, bursa’nın tam performansla milan’ı alt edebileceğini düşünüyorum ben. diğer heybetli takımlar karşısında iş zor gözüküyor. barça ya da real gelse, karizmamız olur diye düşünen bursa’lılar da vardır elbet. orasını da bilemem.

şampiyon bıraktığı yerden…

23 August 2010, Monday

bursa

çok farklı bir ortamlara yelken açan galatasaray’ın derdine düştük, bursaspor hakkında hiç bir şey yazamadık. onların da hakkını verelim biraz.. geçtiğimiz yıl, mucizeyi gerçekleştirdikten sonra, bu kez işleri iki kat daha zor belki de. ligde yükselttikleri çıtanın altına inmemeliler ve avrupa’da da ülkemizi temsil etmek durumundalar. aksi halde, paraşütsüz düşme ihtimalleri de bulunuyor. futbol bu. yaptığınız bir hata, bir daha elinize geçen fırsatları size sunmayabiliyor.. bursa da, o sıkça bahsettiğimiz inanmışlık ve bütünleşme ile ulaştığı zaferin tesadüf olmadığını ve daha iyisini yapabileceğini kanıtlamak istiyorsa mutlaka bu yıl da zirvede mücadele etmek zorunda..

sezonu, konya maçıyla açmıştı bursaspor. kalede ivankov. geri dörtlünün sağında ali tandoğan, ortada stepanov-ömer erdoğan ikilisi. sol bek vederson. orta alanda hüseyin-ergic yan yana. kanatlarda volkan ve ozan ipek. hemen önlerinde nunez ve turgay.. geçen sezondan farklı, 3 oyuncu görebiliyoruz bu kadroda. defansa iki takviye yapılmış. mustafa keçeli’nin mevkisinde fener’den gelen vederson yer alıyor. savunmada da zapo ve ibrahim’in değişmeli oynadığı alanda eski trabzonlu stepanov var. orta sahada herhangi bir değişiklik yok. geçtiğimiz yılın en kuvvetli orta sahasıydı belki de bursa’nınki. hüseyin’den 11 oyuncusu olarak iyi bir performans çıkartması da, ertuğrul hocanın hanesine yazılan  bir başarıdır.. onun yanı sıra ergic, batalla ve bu yıl nunez gibi yabancıları getirip, doğrudan verim alması da, hocanın büyük başarısı.. ileri bölgede nunez ile beraber turgay’ı düşünmüştü ilk maç ertuğrul sağlam. fakat, şanssız bir biçimde, turgay sakatlanınca, sercan şans buldu gene. galibiyet golünü de o, bireysel becerisiyle atmıştı. bugün, yolun başında sercan. geliştirmesi gereken bir çok özelliği var. olmayacak şey değil tabi. ilk olarak son vuruşlarını geliştirmeli. topla birlikte çok hızlı olmasına rağmen, ne zaman kaleye gideceğini, ne zaman pas vereceğini tam kestiremiyor. buna tecrübe eksikliği de diyebilirim. bitiriciliğiyle süratini birleştirdiği an çok daha verimli olacaktır. iyi ki bursa’da kalmış ve olgunlaşma evresini burada geçirme şansı yakalamış..

geçen sezon’un bir diğer çıkış yapan oyuncusu da ozan ipek’ti, bursaspor adına. bu yıl, 2 maçlarını izledim ve çok net söyleyebilirim ki, ozan’ın aklı sahada değil. transfer sürecinden mi etkilendi yoksa başka bir sebep mi var, bilemiyoruz tabi ama ozan ipek geçen yıl, sezonun en iyi futbolcusu seçtiğimiz yapısından çok uzakta gözüktü bana. oyunun hemen hiç bir bölümünde sorumluluk almadı. takım arkadaşlarına da hiç yardım etmedi. dünkü maçta, o bşraz kıpırdanmış olsaydı, bursa rakibini az adamla yakaladığı pozisyonlarda, sonuca çok daha rahat gidebilirdi. bir an önce toparlanmalı ozan. geçtiğimiz sezon, neler yapabileceğini gördük. çok daha çetin geçeceği belli olan bu sezon da adından övgüyle bahsettirmeli.

bursa’nın dün oynadığı futbol, kesin sonuçlar çıkartabilmek için tam da ölçü olmuyor. başlığı biraz da esprili olsun diye attım ama; bir takım çıkarımlar dışında, kesin yargılarda da bulunamayız. neticede, lig başlayalı 2 hafta oldu ve öyle ya da böyle, 6 puan çıkarttı bu süreçte bursaspor. ne çok olumlu, ne de çok negatif sinyaller vermediler. ilerleyen zamanda, futbolcuların kazanılan şampiyonluğun sarhoşluğunu mu yaşadığını yoksa, olayın bilincinde olup, daha iyisini mi hedeflediğini görme fısatımız olacaktır. şimdilik, işler yolunda gidiyor oralarda. 18 yıl sonra gelen sami yen galibiyeti, bursa taraftarını oldukça mutlu etmiştir şüphesiz…

şampiyon bursa!

19 May 2010, Wednesday

türkiye’de, tarihi günler geçiriyor futbol camiası. olmaz denileni olur kılan, imkansız görülenin mümkün olduğunu kanıtlayan bir takım çıkarttık ülke olarak. bursaspor. nazarımda, 2000 yılında uefa kupasını türkiye’ye getiren galatasaray’dan sonra, en değerli, en zor, en anlamlı başarıya ulaştılar. elbette, kendi tarihinde bir çok özel şampiyonluklar yaşamıştır 4 büyükler dediğimiz takımlar. fakat, bursa’nın başardığı çok farklı bir olay. türkiye’de, bazı kalıpları yıkabilmek adına atılmış bir adım. şu an, türkiye’nin tarihinde bir dönüm noktası olup olmayacağını kestiremeyiz belki. fakat, bir gerçek var. futbolumuz, değişim adına tutunacak bir dal arıyorduysa, o dal bursa’nın şampiyonluğudur bizzat. yıllardır dillendirilen, 4 takım ve diğerleri arasında var olduğu iddia edilen uçurum, gün itibariyle yalan olmuştur. anadolu’dan bir takımın şampiyon olmasının bir şekilde engelleneceği söylentisi, çöpe gitmiştir. en çok ta bu yüzden güzel bursa kentinin başarısı.

bir ilginçliği daha var yalnız bu destansı şampiyonluğun. öyle ki, ikinciliği kabul eden bir havada çıktı son maçına bursa. doğaldır, çünkü onların değil, rakipleri fenerbahçe’nin elindeydi son sözü söyleme hakkı. ki, bu atmosferin 2006 yılındaki  denizli ortamına benzediği herkesin aklına gelmiştir. gidişat da o yöne şekillendi zaten ve aynı 4 yıl önce olduğu gibi, sonunu getiremedi fenerbahçe. yani kısacası, her açıdan çok anlamlı bir şampiyonluk kazandı bursa. maçtan sonra ertuğrul sağlam’ın bir röportajda kurduğu ”iyi ki son haftaya lider girmedik ve şampiyonluğu bu şekilde kazandık” cümlesi, oldukça açıklayıcı bu  konuda.

zor zamanlarında dahi takımını desteklemek için tribünleri dolduran bir taraftar kitlesi var bursa’nın. bu macerada onların payı da var elbet. dolayısıyla, uzun bir süre kutlayacaklardır şampiyonluklarını. ” teslim ol istanbul” sloganıyla destekliyorlardı takımı. teslim de aldılar hani. yine de bir zaman sonra, önlerine bakmak durumunda kalacaklardır. tamamen farklı bir yapıda olduklarını düşünsem de, sivas’ın yaşadığını yaşamamak için, ileri görüşlü davranmak durumunda bursa. yöneticisinden, hocasına, tribünlerinden, tüm kent halkına herkese görev düşecektir. çıtayı bir kez daha tepeye çıkartmaları halinde, işte o zaman türk futbol tarihini değiştirmiş sayılırlar. istikrar adına hamleler yapmak, takıma sahip çıkmaya devam etmek, yalnızca maddi değil her açıdan bursaspor’un menffatlerini düşünmek, kendine değil herkese pay biçmek, sabırlı olmak şu an yapmaları gerekenler gibi duruyor.

ha unutmadan söylemeliyim; bir de bilmesi gereken bir şey var bursa camiasının. ne kadar mucizevi bir başarı elde etmiş olurlarsa olsun, gölgelemeye çalışan bir güç olacaktır onları. hatta, devreye girdi bile o güç. onunla yaşamaya alışmalılar yalnızca. öyle bir yerden girer ki bu güç, türkiye unutuverir birden sizi. herkesin dilinde çok farklı bir konu vardır artık. siz şampiyon olmuşsunuz söke söke, olsun bi’ durun kenarda. konuşacak daha önemli şeyler vardır!

fenerbahçe 1 – 0 beşiktaş

18 April 2010, Sunday

fenerbahçe ve beşiktaş, kadıköy’de kendileri adına belki de sezonun kırılma maçına çıkarken, lider bursa ve takipçi konumuna düşen galatasaray’ın da 90 dakikalığına gözü kulağı şükrü saraçoğlu’ndaydı. fenerbahçe’nin galip gelmesi, bursa’yı, sami yen deplasmanı öncesi sıkıntıya sokmak için yeter de artar nitelikte önem taşıyordu. beşiktaş ise ilk 2 şansını devam ettirmek için çıktı sahaya. ibrahim’in önüne ismail eklemesi, toraman’ı defansın önüne kaydırıp, ibrahim kaş’la sağ tarafı sağlamlaştırma fikri, derbi deplasmanı için pek yadırganmayabilir. fakat, ilk dakikada gelen fenerbahçe golü, denizli’nin düşüncelerini sekteye uğrattı. gol atması gereken taraf konumuna düşmek, ve hatta henüz maçın başında bu durumda kalmak beşiktaşı ne yapacağını bilmez bir hale soktu. bu şok dakikalarında, fenerbahçe bir – iki pozisyon daha yakaladı fakat değerlendiremedi ve maçı erkenden koparma şansını tepmiş oldu. ilk yarı yavaş yavaş düşen tempoyla noktalandı.

ikinci yarı toraman’ı tekrar sağ kanada atan denizli, ortaya inceman’ı aldı ve ernst’ten hücum performansı beklemeyi sürdürdü. bu noktada, tello ve ernst’in gerekli sorumluluğu alamadıklarını söylemek gerekiyor. penaltı pozisyonuna kadar, 6 – 7 dakikalık bir toparlanma süreci geçirdi bjk takımı. bu arada, lugano’nun ceza sahasında elle oynamasını kaçırdı hekem göçek. ardından, fenarbahçe’lileri isyan ettirdiğini düşündüğüm bilica, hiç gereği yokken uğur inceman’a uçarak dalınca, penaltıyı çaldı hakem. hemen ardından; arkeolog edasıyla, ‘toprak kazı işi’ne girdi brezilyalı. şaşırttı mı? tabi ki onu tanıyanları şaşırtmadı.  o bi’ kenara, itici davranışlarıyla, tüm rakiplere antipatik gelmeyi başarsa da; inkar edemeyiz, volkan demirel ligin en iyi kalecisi konumunda şu an. bobo tam köşeye vuramamış olabilir, fakat her kalecinin çıkaramayacağı türden bir topu çeldi volkan. maçın kırılma anı da bu oldu. beşiktaş iyice düştü oyundan ve bi’ şekilde 1 – 0 sonuçlandı müsabaka. fenerbahçe gol yememe ritüeline devam etti böylece.

ligin zirvesi iyice ilginçleşti şu sonuçla. bursa lider ve 65 puanda. ikinci sırada fenerbahçe 64 puan, arkasında galatasaray 60 puanda. beşiktaş ise 57’de kaldı ve üst sıralarla arası iyice açılmış gözüküyor. fenerbahçe’nin bu maçı kazandıktan sonra en büyük kozu, bir üstündeki ve bir altındaki takımların birbiriyle oynayacak olmasıdır. haftaya, olası bir bursa galibiyeti, ilk iki şansını ziyadesiyle arttırır fenerbahçe’nin. galatasaray’ın 3 puanı almasıysa, 3 hafta kala liderlik koltuğuna oturtabilir onları. tabi bu olasılıkların hayata geçmesi, fener’in, paşa deplasmanından galip dönmesine bağlı. hülasa, avantaj şu an fenerbahçe’den yana gözüküyor. futbolun güzelliğinin, kestirilemez olmasından geldiğini kabul ediyoruz fakat tecrübe ve istek de çok işe yarar bu dönemlerde.

bursaspor’un bu çıkışını sürdürüp sürdüremeyeceğini önemsiyorum ben açıkçası. sivas’ın yaşadıklarını tekrar etmesinler istiyor insan. ertuğrul sağlam, ayakları yere basan bir takım yarattı her şeyden önce. ardından, giderek daha fazla benimsediler takım olma olgusunu. şu an ulaştıkları yeri, doyum noktası olarak kabul etmezler ve üstüne koyarak ilerlerlerse, önlerinin açık olduğunu söyleyebiliriz. burada, yönetim kurulunun payına da büyük görevler düşüyor. çok istediği, ‘istanbul geleneğini bozma’ yolunda yürüyecekse bursa, sabırlı olmalı. doğru yoldan, doğru dönemece saptılar. bakalım, ulaşılmak istenene ulaşabilecekler mi?