‘dwyane wade’ olarak etiketlenmiş yazılar

all – star 2011 kadroları

04 February 2011, Friday

all – star arası geldi nba’de. ve doğal olarak klasik tartışmalar da başladı. bu organizasyon bir ustalara saygı kuşağı mı olmalı, yoksa sezon içerisinde yüksek performans gösteren oyuncular mı seçilmeli? çok uzun mevzu.. benim fikrim; performansa dayalı tercihlerin daha sık olması..

kadrolar;

batı: paul-kobe-carmelo-durant-yao.. / yedekler: dwill-westbrook-manu-griffin-duncan-gasol-dirk..

doğu: rose-wade-lebron-amare-howard.. / yedekler: rondo-ray allen-pierce-garnett-jhonson-horford-bosh..

batı’da değil de doğuda bir takımda oynasa çok rahat all-star seçilecek bi dünya adam var bence. love, monta, gay, nene, aldridge, nash… uzar gider. doğu, ilk 5’i dışında pek çekici değil. celtics’liler işgal etmiş. ki; haketmediklerini söylemek de pek doğru olmaz aslında. hani, deng, boozer, felton belki düşünülebilirdi. en azından tercih edilseler itiraz edilmezdi herhalde. j-smoove ise kesin tercih edilmeliydi. horford yerine belki.

yao ming müzmin sakat, bilindiği üzre.. onun yerine bir oyuncu seçilecek. tahminim, love olacaktır. yakışır da. 20-15 üstü tutturabilen son zamanlardaki tek oyuncu. takımı dipte olsa da, hakediyor. onun dışında, başka bir sakatlık durumunda ilk girmesi gereken adam monta ellis’tir.

böyle mi olacaktı?

28 November 2010, Sunday

heat

miami heat,  fantastik üçlüsüyle başladığı sezonda 17 maça çıktı. 9 galibiyetleri var. 8 de mağlubiyetleri. pota altları delik deşik. spoelstra’nın suyu ısınmış durumda. bana kalırsa, noel’e kalmadan riley başkan gelir head coach olarak takımın başına. ve finale de çıkartır bunları kesin.

king james miami heat’te!

09 July 2010, Friday

bir kaç yıldır takımların kendisi için şekilden şekle girdiği, aylardır nereye gideceği merak edilen, günlerdir de isminden başka bir şeyin telaffuz edilmediği lebron james, nihayet açıkladı yeni takımını: miami heat. espn’de yapılan decision 2010 adındaki özel bir programda öğrendik lbj’nin aldığı kararı. hani biraz da eşşeğin bir yerlerine su kaçırma olayı da olmadı değil. espn’e çıkıp, kararını canlı olarak tüm  dünyaya sunması anlaşılabilir bir yerde. neticede, ciddi manada yıllardır beklenen bir seçim bu. fakat sürecin gittikçe uzatılması can sıkıcı bir hal aldı.

neyse, en sonunda bir karar vermiş oldu lebron james. söylediği gibi, birden fazla şampiyonluk kazanabilmek adına, wade’in mekanı sayılabilecek miami heat’i tercih etti. ayrıca, cavs organizasyonuna teşekkür etmesinin yanı sıra, artık normal sezon 1.’likleri değil, nba 1.’likleri istiyorum diyerek de bir ince sitem yolladı onlara.

açıkçası ben pek ihtimal vermiyordum miami opsiyonuna. lebron’un egosunu bu kadar törpüleyebileceği ve -bana kalırsa- 2. adamlığı kabul edebileceği, aklıma gelmemişti. fakat, bosh’un da miami’yi seçmesi ve takımın çok yönlü bir hale bürünmesi king’i cezbetmiş olacak ki, tercihi bu yönde oldu. artık nba’de yeni bir sayfa açılacak diyebiliriz sanırım. pat riley’nin yarattığı bu fantastik ekip, p-jax ve kobe’li lakers’a karşı durabilecek en büyük rakip olarak gözüküyor aynı zamanda.

ilerleyen dönemlerde daha kapsamlı, daha detaylı yazılar yazmaya çalışacağım bu, belki de nba tarihinin akışına yön verebilecek lebron miami heat birleşmesiyle alakalı. şimdilik, bu şoku atlatana kadar, lebron formalarını ateşe veren cleveland’lıların hüznünü ve  james gelirse çocuğumu keserim sözü veren heat taraftarlarının neşesini paylaşacağım..

son sözü söyleyen adam: dwyane wade

11 March 2009, Wednesday

wade

son 5 maçta yaptığı istatistik 38.2 sayı- 11.4 asist – 6.6 rebaund – 3.4 top çalma. son 10 maça baktığımızda da buna benzer rakamlar görüyoruz. sayı krallığında da lebron’u geçip ilk sıraya oturmuş durumda. tüm bunların da ötesinde tek başına takımı sırtlamak gibi çok zor bi’ görevi var wade’in. kobe ve lebron’un takım arkadaşlarından aldığı desteğin 10’da 1’ini alamıyor ve bu nedenle 50 sayı attığı bir maçta takımı fark yiyebiliyor. shaq’ın gelmesiyle birlikte ulaştığı şampiyonluk yüzüğü şu an için çok uzak belki, evet mvp ödülünü de alması zor çünkü takımı ona ayak uyduramıyor. – gerçi kimse yanına yaklaşamaz ama- fakat benim için nba’in en başarılı oyumcuları arasına girdi çoktan. bu aralar mütamadiyen 30+ yapıyor ve son saniyelerde sahneye çıkmayı alışkanlık edindi. en son bulls’un canını yaktı. iki uzatmaya gitti maç ve wade 2. uzatma sonunda son saniyelerde topu çalıp 2 saniye kala uçarak bir üçlük attı. ki maçı oralara getiren de kendisiydi. normal sayısı olmaz mı adamın yahu. ilk yarı biterken nerdeyse orta sahadan atıyor, birilerinin üzerdinden smaç vuruyor, içeriye dalıp “yok artık” dedirtecek bitirişler yapıyor. şuradan izleyebilirsiniz 2. uzatma sonunda yaptığı inanılmaz hareketleri. sayıyı yaptıktan sonraki sevinci de kobe ve lebron’a “ensenizdeyim dostlarım, geliyorum” mesajıdır bana göre. bu mesajı alıp daha iyisini vermek konusunda eminim iki oyuncu da ellerinden geleni yapacaklardır. tabi bu da biz basketbolseverler için çok güzel bi’ olay. her gün biri çıkıp coşsa, coştursa fena mı olur. play-off’lar öncesi hedefsiz takımların hedefsiz maçlarını izleyeceğimize böyle güzel düellolar izlemiş oluruz.

wade’e saygısı ve sevgisi bi’ anda üç-dört kat artmış birisi olarak şunu söyleyebilirim; miami heat şampiyon olsun lan! imkansızı başarsınlar, bi’ yüzük daha taksın şu herif. sonra da  lebron “yeter be” çekip, tas tarak ne varsa toplayarak new york semalarına yelken açsın. hava değişimi yapsın. madem bu kadar istekte bulunduk son olarak ekleyelim, shaq 50 yaşına kadar oynasın. oynasın ki all-star’ın bir anlamı olsun, pivotum ben diyenler bir şeyler öğrenmeye devam etsin. ligin neşesi kaçmasın. finali de bu yazının çıkış noktası olan miami- chicago maçının özetiyle yapalım.