‘fatih artman’ olarak etiketlenmiş yazılar

behzat ç.

06 December 2010, Monday

behzat c.

türkiye’de kolay kolay çıkmaz kaliteli dizi. nadiren işte. senede iki tane bilemedin üç tane.. bu senenin kalitelilerinden bir tanesi de behzat ç.. aslında  emrah serbes’in her temas iz bırakır ve son hafriyat romanlarının karakteri behzat ç.. samsun sigara içen, tekel birası kullanan, toros’la gezen bir komiser. sorunlu. hukukla ya da kanunla değil, vicdanıyla yapıyor mesleği.

her temas iz bırakır’ın tanıtımında şöyle demiş emrah serbes:

“kızılay, sakarya caddesi, ssk işhanı, dil-tarih, atakule, öğrenci evleri… ve emniyet… cinayet masası. behzat ç., “yeni müktesebata” uyum sağlayamamış, lambur lumbur, “dişli” bir başkomiser. müzik dinlemez, polis telsizi dinler. kitap okumaz, gazeteye spor sayfasından başlar. herhangi bir siyasi görüşü yok. “içimizden birinin” üçüncü sayfa haberlerine yansımış hali gibi, adı bile tam değil. 1. amatör’de duran toplara iyi vuran bir stoperken, topçuluğu bırakıp başkalarını tekmelemeye başlamış. mesela beş lira için kalbinden adam bıçaklayanları, on üç yaşında kızlara tecavüz eden, namus için en yakın akrabalarını vuranları… kendi adalet anlayışı bakımından sorun yok; “it uğursuz” kimdir, belli gibi görünüyor… ama acaba öyle mi? behzat ç.’yi ve onun adalet duygusunu da rahatsız eden işler olabiliyor bazen hayatta… at izinin it izine karıştığı bir cinayet… kim, niye öldürsün bu kızı? hem niye bu şekilde? siyaset karışmış desek?.. garip… öğrenci âlemine, başka alemlere, ama asıl polis âlemine dikiz atan, entrikası bereketli bir polisiye…”

genel bir yargı, kitap film veya dizi olarak senaryolaştırıldığında aynı tadı vermez. büyük oranda doğrudur bu. fakat televizyonda böyle işleri görmek iyidir bence. saçma sapan hikayeleri izlemektense, erdal beşikçioğlu’ndan behzat ç.’yi izlemeyi yeğlerim. elbette kitaptakinin bire biri değil televizyonda behzat ç. toros kullanmıyor ya da samsun içmiyor. fakat olabileceğinin de en yakını kitaptakine. burada erdal beşikçioğlu’nun hakkını verelim. oyunculuğu muazzam. aynı şekilde harun karakteri de bomba. onu canlandıran oyuncu fatih artman. harun’un efsaneleşmesinde şüphesiz fatih artman’ın büyük payı vardır.

ben kitapları okumadım henüz. fakat en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. belki de ilk önce kitabı okuyup sonra televizyonda görseydim behzat’ı, hayal kırıklığı olabilirdi. böylesi daha iyi olabilir.

polisiye bir diziden bahsediyoruz. gerçekçiliği sağlamışlar. ki, oldukça zor bir durum bu. aynı zamanda önemli de. sonuçta, arka sokaklar gibi çöp bir işin reyting rekorları kırdığı bir ortamdan bahsediyoruz. kıyaslanmayacak kadar daha gerçek behzat ç. adamı yakaladığı nokta da budur zaten. gerçek polisi görüyorsun orada. adam küfür ediyor, birahaneye-meyhaneye gidiyor, sorguda dayak atıyor vs.. dizinin kitaptan ötürü bir artısı daha var tabii. ankara’da geçiyor olması. istanbul manzaralı dizilerden sıkılmışken ankara’nın o kendine has havasını izlemek farklı geliyor insana.

dizide serdar akar ve adamfilm var. genel yönetmen yazıyordu serdar akar’ın isminin yanında son iki bölüme kadar. fakat son iki bölümde yönetmen olarak geçiyor ismi. severiz kendisini. televizyonda son işi elveda rumeli’ydi sanırım. o da kaliteli diziydi.. behzat ç.’yi canon eos 5d mark 2 ile çekiyorlar. güzel makina. hiç yapay ışık da kullanmıyorlar dizide. doğal ışık neyse o.

behzat ç.’yi sevmek için bir güzel datay daha. müzikler pilli bebek’ten. ankara polisiyesi çekip de müzikleri pilli bebek’e bırakmamak olmazdı zaten. uzun geceler çaldı geçen bölümlerden bir tanesinin sonunda. çok yakışmış. şık olmuş.

behzat komiser’den bahsettik, futbolla münasebetine de değinelim ve kapanışı diziden bir “messi” anektoduyla yapalım. gençlerbirliği taraftarı behzat ç. kombinesi var. maçlara gidiyor falan. aynı zamanda barcelona’yı da takip ediyor, herkes gibi. şuradan anlıyoruz.