‘inter’ olarak etiketlenmiş yazılar

non-flying dutchman; dennis bergkamp

07 September 2010, Tuesday

bergkamp

bu aralar bir “ustalara saygı kuşağı”dır gidiyor bende. arsenal’e sempatim olduğunu belirtmiştim daha önce. e, hollanda da malum, büyük bir futbol cennetidir. bu ikisini birleştirince sonuç; dennis bergkamp..

uçak korkusu nedeniyle “non flying” lakabıyla ünlenen bu adamın,  futbolculuğunu anlatmaya pek lüzum görülmez kolay kolay. zira ne kadar istatistik versen, yorum yapsam da onu canlı izlememiş hiç bir kişiye layığıyla aktaramazsın.. biz gene de uğraşalım.. dennis’i futbol’a ve bizlere kazandıran adam, çokça futbol efsanesinin doğuşunda emeği olan johan cruyff’tur.. ona ilk şansı sarı fare vermiştir ajax genç akademisinde..  ajax’ta 17 yaşında forma giymeye başlayan bu 69 doğumlu çocuk, takımı ile birlikte hollanda ligi şampiyonluğu, uefa kupası şampiyonluğu ve iki kez olmak üzere gol krallığı gibi büyük zaferlere imza attıktan sonra, 93’te seri a’ya; inter’e transfer oldu. eklemek lazım, bergkamp ajax kadrosu içerisinde bulunduğu süre zarfında 185 maçta 128 gol atmıştır..

italya dennis adına büyük hayal kırıklığı oldu.. buradaki futbol sistemi onun eğitim aldığı düzeyin çok daha farklı bir versiyonuydu.. aslında hollanda’lı olup da italya ligi’nde iz bırakmış bir çok oyuncu vardır fakat, dennis’in catenaccio’ya uyum sağlayamadığı bir gerçekti.. pek uzun da sürmedi bu macera zaten..

95 yılında italya’dan, ingiltere londra’ya; arsenal kulübüne transfer oldu uçamayan hollandalı.. onu kulübe kazandıran isim, zamanın arsenal patronu bruce rioch’tur.. dennis’e ödedikleri bedel, 7.5 milyon.. aldıkları daha doğru deyişle alacakları verim paha biçilemez tabi.. bergkamp’ı bugün burada efsane statüsünde değerlendiriyor ve anlatıyorsak bunun kaynağı biraz da arsenal’in başına 96 yılında gelen adamdı. ismi; arsene wenger.. bu fransız’ın gelmesiyle yepyeni bir hal alan londra kulübü, 97-98 sezonunu lig ve fa cup şampiyonu olarak tamamlamış, hollanda’lı dennis ise, attığı goller ve yaptığı asistlerle yılın futbolcusu seçilmişti..

98’de dünya kupası’nda da oynayan bergkamp, takip eden senelerde arsenal ile çeşitli lig ve kupa şampiyonluklarına devam etti. wenger’in onun teknik donanımı üst seviyedeki yeteneğine uygun futbol anlayışı sayesinde her geçen sezon seyircileri büyülemeye devam eden hollanda’lı, avrupa’da bir türlü mutluluğa ulaşamadı. 2000’de galatasaray’a penaltılarda kaybettiklerinde ve 2006’da barcelona’ya şampiyonlar ligi finali’nde mağlup olduklarında bergkamp da kadrodaydı. tek “yazık oldu” diyebileceğimiz yönü de budur zaten..

dennis bergkamp’ın arsenal’i ve futbolu bırakması da öyle damdan düşer gibi olmadı. böyle bir üstadın futbolu bırakacağı söylentileri çıktığı anda taraftarlar homurdanmaya başladı.. bunu üzerine wenger onun kontratını bir yıl daha uzatma kararı aldı.. ertesi yıl yani 2006’da aynı zamanda arsenal’in highbury’deki son sezonunda futbola nokta koydu bergkamp.. hem onun hem de highbury’nin son maçında, wba karşısında gol atıp asist yaparak veda etti taraftara.. böyle bir futbol zekasını istatistiklerle anlatamayız fakat yine de ekleyelim; dennis bergkamp arsenal’de forma giydiği dönem; oynadığı 315 maçta 163 gol atıp 177 asist yaptı.. tabi bu rakamların çok daha ötesinde, futbol tarihinin gördüğü en muazzam, en klas topçulardan bir tanesi o hiç şüphe yok ki..

şu golün üzerine söz söylenebilir mi allah aşkına?..

emiliano viviano

31 August 2010, Tuesday

emiliano viviano

fotoğraftaki kaleci; emiliano viviano. bologna’da forma giyiyor. 85 doğumlu.  boyu 1. 95.  bologna’ya gelmeden önce, brescia kalesini koruyordu. orada oynadığı 126 maçtan önce de, kariyerine başladığı cesena takımında yer alıyordu. prandelli tarafından italya milli takımına da çağırıldı. inter’le oynadıkları maçta, kalesini gole kapattı. maçın en değerli oyuncusu seçildi.. takip edilesi topçulardandır.. fotoğraf da dünkü inter maçından..

şampiyonlar ligi grup kuraları

26 August 2010, Thursday

champions league

şampiyonlar ligi elemeleri dünkü maçlarla beraber sona erdi. ajax, auxerre, kopenhag ve tottenham tur atlayıp, gruplara kalmaya hak kazanan son takımlar oldular. önümüzde grup maçları var. bunun için bu akşam kura çekimi yapılacak. türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor bu tören. zira bursapor 4. torbadan katılacak kura çekimine. her zaman olduğu gibi monaco’da gerçekleştirilecek çekimler, tsi 18.45’te başlayacak. torbalara gelirsek;

1. torba: inter, barça, manu, chelsea, arsenal, bayern, milan, lyon..

2. torba: bremen, real m., roma, shaktar, benfica, valencia, marsilya, pana..

3. torba: tottenham, rangers, ajax, schalke, basel, braga, kopenhag, s. moskova..

4. torba: hapoel, twente, rubin kazan, auxerre, cluj, partizan, zilina, bursaspor..

son torbada olması dolayısıyla, birden fazla, çok kuvvetli takıma denk gelmesi yüksek olasılık dahilinde bursaspor’un. en kötü senaryoda, chelsea-real-ajax diyorum ben. nispeten daha makul bir kura, lyon-valencia- moskova şeklinde olabilir. en güzeli ise, milan-pana-kopenhag kombinesidir. ciddi ciddi, bursa’nın tam performansla milan’ı alt edebileceğini düşünüyorum ben. diğer heybetli takımlar karşısında iş zor gözüküyor. barça ya da real gelse, karizmamız olur diye düşünen bursa’lılar da vardır elbet. orasını da bilemem.

ibrahimovic barca’ya, eto’o inter’e

18 July 2009, Saturday

ibrahimovic & etoo

iki takım anlaştı, ibrahimovic barcelona’ya 40 milyon+eto’o+hleb(kiralık) karşılığında transfer olmak üzere. şu anda oyuncuların yeni takımlarıyla alacakları para konusunda el sıkışması bekleniyor. fikrimce ronaldo’nun real madrid’e geçişi kadar değerli olan bu transfer, önümüzdeki yıl için la liga’yı en büyük rekabetin yaşanacağı lig yapacaktır. seri a ve pirömyer lig önemli oyuncularını kaptırıp yara alırken, oyuncuları kapan ve ilgiyi üzerine çeken ülke ispanya oldu. real madrid’in başlattığı bomba transfer halkasına bir yenisini de laporta eklemiş oldu böylece.

transferin getireceği artılar hiç şüphesiz gücüne güç katacaktır barcelona’nın. en başta, messi-ibra-henry gibi ölümcül bir hücum hattı oluşturdular. ezeli rakiplerinin kurduğu kaka-ronaldo-benzema üçlüsüne karşı gelebilecek en kuvvetli ekiptir bu. ibrahimovic’in messi ve henry’nin yanına gelerek voltran oluşturması dışında en büyük katkısı real’in transferlerine misilleme olmasıdır zaten, pek fazlası değil. çünkü yerine geldiği adam barcelona’nın en golcü adamı. ilk sezonunda ondan fazla gol atıp, daha efektif oynamasını beklemiyorum ben. transferin barca açısından dezavantajı da bu olsa gerek. hücum hattında direk oynayan, en çok gol atan oyuncusunu kaybetmek. tüm artı ve eksileri değerlendirirsek, daha iyisi asla olmayacak bir takımdı barcelona, ibrahimovic de değiştiremeyecektir bu gerçeği. fakat guardiola, eto’o ile bu başarıyı sürdüremeyeceklerini öngörmüş olsa gerek, ibrahimovic’i, üzerine para koyarak transfer ediyorlar. ben optimist yaklaşıp, eto’o gitti fakat daha iyisi geldi demek istiyorum. düzenin bozulacağını, orta saha-ibrahimovic uyumunun belli bir süre zorlukla gerçekleşeceğini düşünsem de.

bu hamle sonrasında keirrison’u kadrosuna katmaz herhalde katalanlar. genç ve rotasyona kolaylıkla dahil olabilecek bir oyuncu da olsa 15-20 milyon euro civarında bir bonservis bedeli var. ibra kadabra’yı bu denli yüksek bir meblağ karşılığında aldıktan sonra genç bir futbolcuya 15 milyon vermeyebilirler. ha, verirlerse ne ala, şahane olur.