‘jose mourinho’ olarak etiketlenmiş yazılar

el clasico günü

29 November 2010, Monday

mourinho - guardiola

artık zamanı geldi. la liga’nın ve hatta avrupa futbolunun zirve noktasındaki maç nihayet bu akşam oynanacak. barcelona-real madrid 22.00’da nou camp’ta kapışacaklar. maçı ntvspor naklen veriyor gene.

her açıdan çekişmeli bir maç bu. ligde diğerlerinden kopan, kafa kafaya giden iki takım. tarihi bir rekabet. messi ile ronaldo’nun hesabı. ve bence hepsinden zevklisi, mourinho’nun katalanlarla olan ilişkisi. bilindiği üzere, normal değil bu adam. maç öncesi ve sonrası yaptığı açıklamalar, rakibe sataşmalar falan derken bir de bakıyorsunuz tüm kupaları alıvermiş. seveni var, sevmeyeni de çok var. neticede, onun başında bulunduğu bir real madrid’i nou camp’ta görmek hayli heyecan verici.

gönlüm barca’dan ve messi’den yana. mourinho’yu da severim fakat bu sefer farklı. ronaldo’yu sevmem gene de kabul; adam inanılmaz efektif oynuyor. real bir sürpriz yaparsa, bunda ronaldo’nun katkısı büyük olur. sanki 2-1 veya 1-0 barca alacak gibi geçiyor içimden ama belli de olmaz mourinho’nun işi tabii. bugüne kadar oynadıkları futbolu oynasınlar yeter. sadece messi&ronaldo mevzusu değil yani. bu işin xavi-iniesta’sı, mesut’u, casillas’ı, puyol’u falan da var hani.

bağımsızlığın sembolü barca, faşistlerin takımı real madrid yakıştırmalarını ise komik bulduğumu ekliyeyim bir de. uzaklardan baktığımız için barcelona’nın duruşu farklı geliyor bence bizlere. uzaktan davulun sesi hoş gelir misali. aynı matığı işletirsek burada da etnik bir grubun çıkıp, kendi takımı ve ismiyle sporun içine girmesine göz yummak gerekiyor. hassas konu vesselam. ha, ben gene de barcelona’dan yanayım onu da söyliyeyim. tamamen futbolla ilgili ama benim desteğim.

cumartesi futbolu #2

28 August 2010, Saturday

mourinho-guardiola

hafta sonu futbol günlüğüne baktığımız zaman, geçtiğimiz haftalardan daha kapsamlı bir program görüyoruz. çünkü, sonunda seria ve la liga da start alıyor. uzun bir süredir beklenen barça-mourinho pardon barça real madrid kapışması resmen başlamış olacak böylece. dün süper kupa’yı kazanan atletico madrid, şampiyonlar ligi ön elemesinde braga’ya elenen sevilla ve topal’lı valencia da muhtemelen 3.lük için kozlarını paylaşacaklar.. seri a bugün başlarken, ümidimiz bir takımın çıkıp, inter hegemonyasına son vermesi yönünde. seri a’da rengim bellidir. totti ve roma. fakat milan ya da juve dur derse inter’e, kabullenmesini de bilirim..

ingiltere, italya, ispanya, almanya ve fransa liglerinin tamamından ilk kez maçlar izleyeceğimiz bu hafta, klasik olarak bir premier league maçıyla başlayacak. cumartesi programı şöyle;

14.45 blackburn – arsenal /spormax

16.30 schalke – hannover /trt3

17.00 chelsea – stoke city /spormax

19.30 manchester united – west ham /spormax

20.00 istanbul belediye – kasımpaşa /digi kanal

21.00 malaga – valencia /ntvspor

21.00 sivasspor – bursaspor / lig tv

22.00 bucaspor – gençlerbirliği / digi kanal

22.00 caen – brest / kanal a

18. 00 udinese – genoa ve 20.45 roma – cesena maçları var seria’da. fakat türkiye’de henüz bir kanal, seri a’nın yayın haklarını almış değil. geçtiğimiz yıl ntvspor yayınlıyordu, umarım alırlar gene yayın haklarını..

tutmayın jose’yi!

29 April 2010, Thursday

o messi’li, ibra’lı, xavi’li; güzel insanların oluşturduğu kadro varken inter desteklenmezdi evet. ya taraftarı olmalısın inter’in ya da madrid taraflarından bir yerlerden. fakat yiğidin hakkını teslim etmek icap eder. futbolun sevilmeyen yönü savunmadır. sevilmeyen bir teknik olmasının dışında uygulaması da zordur. gidersin, 7 adam koyarsın kalenin önüne, bir bakarsın 5 yemişsin, ne olduğunu anlamadan. tromso taktiği her zaman işlemez yani. lakin bu işi düzgün yapabilenler de var gezegende. o takımlardan birisini izledik dün. 10 kişi kalınca kitle halinde savunma yapmaya başladılar. rakip yarı sahaya adam götüremediler. valdes orta sahaya gelip pas dağıtmasa, onu da göremeyecektik. iyi hoş ama, bu inter’in yaptığı tromso’cülük müdür? tartışılır. adamlar gayet soğukkanlı biçimde alan kapattılar, pas trafiğini kestiler, önde pres yaptılar, yan topları hatasız savuşturdular. messi nou camp’ta mutlaka daha baskılı rakipler görmüştür. daha iyi yardımlaşmalı savunma görmemiştir ama. motta atıldıktan sonra, eto’o ve milito’nun çok işe yaradığını belirtmek lazım. onlarla başladı iş. geridekilerin daha kolay çalışmasını sağladılar. barcelona pas isatistiğinde denize dökmüştür muhtemelen ama ne kadarı efektifti, şüpheli orası da. maç boyunca net şekilde 1 fırsat buldu xavican, hemen kestiler cezayı pique’yle birlikte .aslında 28. dakikadan sonrası, sadece inter’in o dakikaya kadar başardığı akılcı savunmayı  ne kadar sürdürebileceğiyle ilgiliydi. açamadı barca o muazzam kapanışı 1 istisna dışında ve finale gidemedi, madrid’e. hakemin iptal ettiği gol, chelsea’nin ahıdır herhalde. aheste aheste çıktı vallahi. son olarak; mourinho. iticiydi gene. seri öncesi başladı, maçlarda devam ettirdi. sonda yaptığı koşu; onun hırsının, barcelona gibi oynadığı futbolla yücelen bir takımı elemenin verdiği heyecanla birleşmesinden doğdu. nefret ediyorlardı zaten ondan. şimdi ne düşünüyorlar acaba. ha, bence çok güzel bir sevinçti, orası ayrı. kazananın haklı olması gerçekliğinde, nası koyduk koşusuydu.

ps. yatacak yerin yok ibrahim!