‘mario gomez’ olarak etiketlenmiş yazılar

cumartesi futbolu #4

18 February 2011, Friday

dortmund

dolu dolu bir cumartesi günü, çok güzel bir futbol programı daha bekliyor bizleri. televizyon karşısına oturup, sabahtan akşama kadar futbol izleyip işin cılkını çıkartmak mümkün. bu sefer bir değişiklik yapıp, ligler ve maçlar hakkında cuma gününden yazı girmek istedim.

öncelikle, kötü haberi vererek başlayalım; bu hafta sonu premiere league yok.. fikstürü hakkında henüz mantıklı bir yaklaşımda bulunamadım ben bu fa’in. neyse, olaya pozitif yaklaşalım, bu hafta lig maçı oynamayacak olsalar da, fa cup maçları var. artık, onunla idare edeceğiz. chelsea, everton ve manu’yu izleyeceğiz cumartesi günü. burada da bir kıllık var. hem 4. tur hem de 5 . tur maçları oynanıyor. sanırım chelsea – everton 4. tur maçına çıkacaklar. diğerleri de 5. turu oynuyor.

la liga’da real madrid günü, cumartesi. geçtiğimiz hafta deplasmanda espanyol’u neredeyse 90 dakika 10 kişi oynayarak mağlup etmişlerdi. barca’nın da gijon deplasmanında takılmasıyla, puan farkı yeniden 5’e inmişti. bir madrid, bir barca puan kaybedecek gibi gözüküyor ama bana kalırsa sonucu belirleyecek olan gene barnebau’daki maç olacaktır. yönettiği takımlar lig maçlarında evinde bilmem kaç yıldır mağlup olmayan jose mourinho ve el clasico’ları klasik haline çeviren barcelona. bir maçın vadedebileceğinden de öte..

seri a uzun süre milan’ın net üstünlüğüyle gidecek gibi gözükse de, son zamanlarda yardırarak gelen napoli ve inter işleri kızıştırmış durumda. lider milan’ın sadece 3 puan gerisinde napoli. inter ise 5 puan.. önlerinde,  oynanacak 13 maç bulunuyor. bu 3 takımın da şampiyon olma ihtimali var. inter, geçen hafta juve’ye takılmasaydı en ciddi aday olurdu gözümde. şimdi, biraz daha zorlaştı işleri. fakat, dediğim gibi daha 13 maç var önlerinde. ha, gönlümden geçen şampiyon adayı napoli’dir, orası da ayrı mevzu.

bundesliga şampiyonluk yarışınnın en sönük geçtiği lig olabilir şu an. sezonun en flaş takımı kloop’un dortmund’uyla, en yakın takipçisi leverkusen arasında 10 puan var. ( 52/ 42 ) onların hemen arkasında bayern münih yer alıyor. onların puanı da 39. son haftalarda çok formda olsalar da, iş biraz işten geçtikten sonra uyandıklarını söyleyebiliriz. en sevdiğim alman oyuncu – ki hakiki alman değil kendisi – mario gomez, ligin tozunu attırıyor. 22. hafta itibariyle 17 golü var gomez’in. ve şunu da söyliyim, iyi ki chelsea’ye gitmedi.. neticede, son zamanlarda biraz tökezlemiş görüntüsü çizse de, dortmund’un bu işi bırakması çok zor.

gelelim, bizim lige. fenerbahçe’nin zirvedeki rakiplerini birer birer yenmesi sonucu, iyice kızışan bir yarış içerisine girdik. galatasaray ve beşiktaş’ın çoktan havlu attığı ortamda, trabzon, fener ve bursa üçlüsünden birisi alacak şampiyonluğu. ve bu hafta, çok önemli bir maç var. beşiktaş – fenerbahçe.. dün akşam evinde kiev’den 4 yiyen beşiktaş, maça çıkabileceği en formsuz ve mutsuz haliyle çıkacak. fenerbahçe’nin inönü’de rakibine karşı ciddi bir üstünlük yakaladığı gerçeği de malumken, derbilerin favorisi olmaz mitini kırmak adına, cidi bir maç. tabii, maç öncesi gelişen süreç böyle. yoksa, pazar akşamı beşiktaş’ın alacağı bir galibiyet, çok şaşırtıcı olacaktır gibi bir iddiam yok asla. fakat, bir derbi mücadelesine deplasmanda oynayan tarafın favori olarak çıkması, her zaman karşılaşılan bir durum değil, bunu anlatmak istiyorum. fener, inönü’ye giderken, trabzon ve bursa’nın muhakkak kazanması gerekiyor tabii. bursa, cumartesi oynuyor. trabzon ise pazartesi akşamı, manisa’da.

televizyon programı;

14.00 kasımpaşa – ankaragücü / digi

14.30 chelsea – everton / ntvspor

16.00 bursaspor – gaziantepspor / lig tv

16.30 borussia dortmund – st.pauli / trt 3

17.00 gençlerbirliği – karabükspor / digi

19.00 bologna – palermo / spormax

19.00 galatasaray – bucaspor / lig tv

19.15 manchester united – crawley town / ntvspor

19.30 mainz – bayern münih / trt 3

21.00 real madrid – levante / ntvspor

21.45 inter – cagliari / spormax

23.00 zaragoza – atletico madrid / ntvspor

özlenen tablo

05 December 2010, Sunday

an itibariyle ingiltere premier league puan tablosu. özlediğimiz, beklediğimiz tablodur.

  1. arsenal
  2. manchester u.
  3. chelsea

tamam kabul ediyorum, arsenal yalnızca 1 puan ilerisinde manu’nun ve 1 maç da fazlası var. gene de onları zirvede görmek çok mutlu ediyor beni. pek zannetmesem de sezon sonu bu sıralamanın aynı vaziyette şekillenmesini temenni ediyorum. ingiltere’de arsenal!

özlenen demişken, bir önceki postta da belirttim. bundesliga’da dortmund’cuyum. onlar da lider. aman nazar değmesin. italya’da roma’lıyız. onların ne yaptığı belli değil. ispanya’da sevilla. onlar da bir öyle bir böyle. fransa’da öyle sevdiğim bir takım yoktur ama bu yıl lille şampiyon olsun isterim. rusya’da cska moskova. iş, işten geçti orada da. ve tabi malum, ilk önce galatasaray. en çok üzenin o olması da ne tesadüf..

neticede bu yıl bi dortmund’dan hayır var bize. belki arsenal ve roma da bir şeyler yapabilir. onun dışında totti, mario gomez ve nasri gol kralı olsun, yeter.. oynarsa baros tabii.

mario gomez-bayern münih

26 May 2009, Tuesday

ispanyol kökenli bir alman, mario gomez. 85 doğumlu omasına rağmen, oynadığı futbolla, biraz da fiziki görüntüsü sebebiyle, çok daha tecrübeli izlenimi veriyor. stuttgart’ta başladı profosyonel futbol kariyerine. 2003’de stuttgart ile başlayan kariyeri bugün zirveye ulaşmış durumda. alman milli takımıyla da 23 maça çıktı(6 gol). takımı 2006-2007 sezonunda şampiyon olurken, latin-alman gomez, bundesliga’da yılın oyuncusu seçildi. grafite ve dzeko, mucizevi performanslar göstermese gol kralı da olacaktı bu yıl. 3 sezondur düzenli bir şekilde gol sayısını artırarak, daha büyük bir takımın oyuncusu olduğunun sinyalini veriyordu. bu yıl attığı 23 gol onu avrupanın transfer gündemine getirdi. geçen yaz galatasaray ile anılıyordu ismi, güzide basınımız tarafından. şimdi ise 30 milyon euro gibi bir miktara bayern münih’e gidiyor. 30 milyon euro bundesliga’nın rekoru olacak. ribery 25 milyondu. bayern’den manchester’a geçen hargreaves de bir dönem rekor kırmıştı. o transferleri de geride bırakan bir ücretle gidiyor gomez. gelişimi göz kamaştırıcı gerçekten. ilk çıktığı dönemden bu yana kıyaslandığı kuranyi’nin atlayamadığı eşiği, çok daha erken geçti mario. bundan sonrası da önemli aslında. bundesliga’nın en pahalı oyuncusu unvanıyla beraber, üzerine büyük bir sorumluluk aldı çünkü. euro 2008’de düşük bir performans göstermesi üzerine çok ağır eleştirilmiş, üst seviye bir oyuncu olamayacağı iddia edilmişti. bu sezonki oyunuyla, bu eleştirilere yanıt vermeyi başardı. bayern münih’te bu başarısını sürdürerek avrupa’nın en değerli forvet oyuncuları arasına girebilir. benim gözümde çoktan o seviyeye çıktı aslında.

mario gomez

bayern münih’in bu sezon klinsman’la yaşadığı hayal kırıklığı, şampiyonluk da gelmeyince iyice kızdırdı münih’lileri. onlar da erkenden başladı gelecek yılın takımını oluşturmaya. olic’i almışlardı sezon ortasında, ardından van gaal gibi çok önemli bir hamle yaptılar. ve şimdi de mario gomez. schalke’nin genç kalecisi neuer’in de bayern’e geçeceği dedikoduları artmış durumda. neuer’ transferi de gerçekleşirse-10 milyon euro’luk bir miktar konuşuluyor bu transfer için- bayern münih, bundesliga’dan istediği her futbolcuyu alabileceğini ispatlayacak. bu diğer takımlar için oldukça düşünürücü bir durum. ekonomik açıdan yapabilecekleri bir şey yok onların da aslına bakılırsa. ben bu bayern münih hegamonyasını kıran diego’yu tebrik ediyorum buradan, helal olsun sana. bir iki laf da transferleri son haftalara, hatta ve hatta son günlere bırakan değerli türk yöneticilere söylemek gerek. bu işlerin erkenden yapılmassı gerektiğini anlamışsınızdır umarız. son gün bombaları patlatmaktan vazgeçin artık.