‘seri a’ olarak etiketlenmiş yazılar

no totti no party

13 March 2011, Sunday

no totti no party

partinin kralı elbette oydu gene. bir frikik, bir penaltı; ve lazio iptal. başrol kaptanın. gurur kaptanın. . suratına kramponuyla basan matuzalem’e ve bir tarafları kalkan muslera‘ya selam olsun.

alexis sanchez & palermo

28 February 2011, Monday

sicilya’da tam 7 gol yedi palermo. bozgunu gerçekleştiren takım udinese. başrollerde şili’li alexis sanchez ve kaptan di natele var. birisi 4 diğeri 3 gol attı. bu maçtaki golleriyle zirveye de oturmuş oldu di natale. yarın milan maçına çıkacak olan napoli’li cavani’nin 20 golle lider olduğu gol krallığı yarışında artık di natale’nin 21 golü bulunuyor. sanchez’in bu maça çıkana dek 7 golü vardı, o da 11 yaptı böylece gol sayısını.

palermo evinde 7 gol yiyecek kalitesizlikte bir takım değil aslında. seri a’da 8. sırada yer alıyorlar. teknik direktör delio rossi’nin var etmeye uğraştığı takım, oldukça güzel. fakat, uğraşılarının şu ana dek bir  sonuç vermeye yöneldiğini söylesek bile, bugünkü 7 gollü mağlubiyet çok şeyi değiştirecek. başkan zamparini isyan bayrağını çekmiş. ” rossi takımımı mahvetti” demiş. hatta, hızını alamamış ve saydırmış: ” rossi’nin takımda kalması ancak %1. palermo’yu mahvetti. takım onun yüzünden tanınmaz halde. ona savunmayı güçlendirmesini söylemiştim. ezequiel munoz bizim en iyi savunma oyuncumuzdu. onu yok etti. bir takımı bu şekilde yönetmeye kimsenin hakkı yok.

başkan ağır yenilginin sıcaklığıyla esmiş gürlemiş, fakat haksız da sayılmaz pek. ilk yarı 5-0 bitti ve istese udinese 10 gol de atabilirdi. zorlamadılar. palermo 10 kişi kalmıştı evet ama, bu bir mazeret değil. böylesi kötü savunma yapılmaz. rossi artık yolcu diyebiliriz zamparini’nin açıklamalarından yola çıkarak.

palermo’nun elinde çok sağlam bir gelecek var. başta javier pastore olmak üzere josip ilicic, ezequiel munoz, abel hernandez, matteo darmian, pajtim kasami, sinisa andjelkovic, afriyie acquah, daniel jara… hemen hepsi çok yetenekli gençler. ve bir çoğu da ilk 11’de, hiç değilse rotasyonda şans buluyorlar. bu yıl napoli ile şampiyonluk kovalayan cavani’nin de geçtiğimiz sezon bu takımda forma giydiğini ekliyelim. potansiyele bu kadar inanan bir teknik kadro var sicilya temsilcisinde. önümüzdeki sezonlarda mutlaka söz sahibi bir takım haline geleceklerdir. biraz zaman tanınmalı onlara. bu mağlubiyet çok acı olsa da bir ders oldu. ileride çok daha güzel işlerle telafi edeceklerdir eminim bunu. hafızalardan uzun süreliğine sileceklerdir.

onları yakan isim ise elbette attığı 4 golle ve mest eden futboluyla alexis sanchez oldu. sanchez’in sezon sonunda  udinese’de kalması çok zordu. şu maçtan sonra imkansız diyebiliriz. sanırım, avrupa’da ne kadar “parayı basabilecek” takım varsa, hepsi kadrosuna katmak isteyecektir genç şili’liyi. diğerlerinden sıyrılıp, kendi bünyesine katan tarafın büyük kâra geçeceğinden kimsenin şüphesi olmasın. önü alabildiğine açık bu adamın.

il capitano

27 February 2011, Sunday

francesco totti

roma’yı çok seviyoruz. onlar bu ara bizi çok üzüyorlar, gene de seviyoruz. kaptan’ı bi’ ayrı seviyoruz tabii. 600. maçına çıktı bugün. penaltıdan golünü attı. maç 2-0’dan 2-2 gelse de, artık alıştık. roma adına dileğim, totti’nin ölene dek bu kulüpte bulunmasıdır. 40’a kadar oynasın, gerisi ya kulübede ya protokolde; bir şekilde görev yapsın.

cumartesi futbolu #4

18 February 2011, Friday

dortmund

dolu dolu bir cumartesi günü, çok güzel bir futbol programı daha bekliyor bizleri. televizyon karşısına oturup, sabahtan akşama kadar futbol izleyip işin cılkını çıkartmak mümkün. bu sefer bir değişiklik yapıp, ligler ve maçlar hakkında cuma gününden yazı girmek istedim.

öncelikle, kötü haberi vererek başlayalım; bu hafta sonu premiere league yok.. fikstürü hakkında henüz mantıklı bir yaklaşımda bulunamadım ben bu fa’in. neyse, olaya pozitif yaklaşalım, bu hafta lig maçı oynamayacak olsalar da, fa cup maçları var. artık, onunla idare edeceğiz. chelsea, everton ve manu’yu izleyeceğiz cumartesi günü. burada da bir kıllık var. hem 4. tur hem de 5 . tur maçları oynanıyor. sanırım chelsea – everton 4. tur maçına çıkacaklar. diğerleri de 5. turu oynuyor.

la liga’da real madrid günü, cumartesi. geçtiğimiz hafta deplasmanda espanyol’u neredeyse 90 dakika 10 kişi oynayarak mağlup etmişlerdi. barca’nın da gijon deplasmanında takılmasıyla, puan farkı yeniden 5’e inmişti. bir madrid, bir barca puan kaybedecek gibi gözüküyor ama bana kalırsa sonucu belirleyecek olan gene barnebau’daki maç olacaktır. yönettiği takımlar lig maçlarında evinde bilmem kaç yıldır mağlup olmayan jose mourinho ve el clasico’ları klasik haline çeviren barcelona. bir maçın vadedebileceğinden de öte..

seri a uzun süre milan’ın net üstünlüğüyle gidecek gibi gözükse de, son zamanlarda yardırarak gelen napoli ve inter işleri kızıştırmış durumda. lider milan’ın sadece 3 puan gerisinde napoli. inter ise 5 puan.. önlerinde,  oynanacak 13 maç bulunuyor. bu 3 takımın da şampiyon olma ihtimali var. inter, geçen hafta juve’ye takılmasaydı en ciddi aday olurdu gözümde. şimdi, biraz daha zorlaştı işleri. fakat, dediğim gibi daha 13 maç var önlerinde. ha, gönlümden geçen şampiyon adayı napoli’dir, orası da ayrı mevzu.

bundesliga şampiyonluk yarışınnın en sönük geçtiği lig olabilir şu an. sezonun en flaş takımı kloop’un dortmund’uyla, en yakın takipçisi leverkusen arasında 10 puan var. ( 52/ 42 ) onların hemen arkasında bayern münih yer alıyor. onların puanı da 39. son haftalarda çok formda olsalar da, iş biraz işten geçtikten sonra uyandıklarını söyleyebiliriz. en sevdiğim alman oyuncu – ki hakiki alman değil kendisi – mario gomez, ligin tozunu attırıyor. 22. hafta itibariyle 17 golü var gomez’in. ve şunu da söyliyim, iyi ki chelsea’ye gitmedi.. neticede, son zamanlarda biraz tökezlemiş görüntüsü çizse de, dortmund’un bu işi bırakması çok zor.

gelelim, bizim lige. fenerbahçe’nin zirvedeki rakiplerini birer birer yenmesi sonucu, iyice kızışan bir yarış içerisine girdik. galatasaray ve beşiktaş’ın çoktan havlu attığı ortamda, trabzon, fener ve bursa üçlüsünden birisi alacak şampiyonluğu. ve bu hafta, çok önemli bir maç var. beşiktaş – fenerbahçe.. dün akşam evinde kiev’den 4 yiyen beşiktaş, maça çıkabileceği en formsuz ve mutsuz haliyle çıkacak. fenerbahçe’nin inönü’de rakibine karşı ciddi bir üstünlük yakaladığı gerçeği de malumken, derbilerin favorisi olmaz mitini kırmak adına, cidi bir maç. tabii, maç öncesi gelişen süreç böyle. yoksa, pazar akşamı beşiktaş’ın alacağı bir galibiyet, çok şaşırtıcı olacaktır gibi bir iddiam yok asla. fakat, bir derbi mücadelesine deplasmanda oynayan tarafın favori olarak çıkması, her zaman karşılaşılan bir durum değil, bunu anlatmak istiyorum. fener, inönü’ye giderken, trabzon ve bursa’nın muhakkak kazanması gerekiyor tabii. bursa, cumartesi oynuyor. trabzon ise pazartesi akşamı, manisa’da.

televizyon programı;

14.00 kasımpaşa – ankaragücü / digi

14.30 chelsea – everton / ntvspor

16.00 bursaspor – gaziantepspor / lig tv

16.30 borussia dortmund – st.pauli / trt 3

17.00 gençlerbirliği – karabükspor / digi

19.00 bologna – palermo / spormax

19.00 galatasaray – bucaspor / lig tv

19.15 manchester united – crawley town / ntvspor

19.30 mainz – bayern münih / trt 3

21.00 real madrid – levante / ntvspor

21.45 inter – cagliari / spormax

23.00 zaragoza – atletico madrid / ntvspor

cumartesi futbolu #3

05 February 2011, Saturday

arsene wenger

keyifli bir futbol günü daha.. hemen hemen bütün liglerden güzel maçlar var. premiere league’in çoğu maçı bugün. arsenal, manu ve city sahne alacak. bir tek chelsea – liverpool’u izleyemeyeceğiz. st. james’ park’taki newcastle – arsenal maçı oldukça vaatkar gözüküyor. gönül gunners’tan yana muhakkak.

bundesliga da çoğu zaman olduğu gibi bu hafta da cumartesi günü futbolunu renklendiren organizasyonların başında geliyor. dün akşamki ruhr derbisinden çıkan golsüz beraberlik hem leverkusen’in hem de münih’in iştahını arttıracaktır. birisi nürnberg diğeri köln deplasmanında. bu arada dün dortmund, rakibi schalke’yi mağlup edemeyerek; 97 yılından bu yana sezon içerisinde 2 ruhr derbisini birden kazanamama geleneğini devam ettirdi. bundesliga’nın açık ara en keyif veren takımına yakışmadı. gerçi götze, barrios falan ellerinden geleni yaptılar. “dev kedi” neur’i geçmek imkansızdı yalnızca..

seri a’da haftanın maçı -inter/roma- yarın, fakat bugün de 2 maç var. udinese – sampdoria ve cagliari – juventus.. son haftalarda acıların ekibi kıvamına gelen juve, gene kazanamazsa işler iyice sarpa sarar. kesin galip gelmeliler. güzel topçular oluşumu udinese de favori olarak çıkıyor sampdoria karşısına. kabul etmek gerekir ki cumartesi günü, seri a pek çekici değildir. pazar günüdür seri a..

ispanya dediğimiz zaman, barcelona ve real madrid maçları geliyor akıllara çok net. mütemadiyen ikisinden biri de cumartesi oynar. bu akşam, barca’yı izleyeceğiz. rakip de güzel; atletico madrid. bahis oranlarının 1.05 barcelona lehine olması madrid’lilerin hırs yapmasına sebep olur mu onu pek bilemeyeceğim de; handikaplı barcelona galibiyetinin çok uzun süredir kazandırdığını rahatlıkla söyleyebilirim.. bunun dışında; villareal de evinde levante’yi ağırlıyor akşam. ligin 2 net takımı varsa; 3.’sü de açık şekilde villareal’dir. rossi-nilmar klas ikili..

son olarak süper lige bakalım.. 4 maç var bugün bizde. saat 2 itibariyle kasımpaşa – belediye maçı başladı. 4’te beşiktaş – karabük var. zevkli maç olacaktır. imkanı olanlar kaçırmamalı. akşam 5’te kayseri – ankaragücü oynuyor. zirveye tutunabilmek adına, maçı mutlaka almalı kayseri. haftaya fener’le oynayacaklarını göz önüne alırsak, maçın değeri daha da artıyor.. fenerbahçe ise manisa deplasmanına çıkıyor. hikmet karaman’la birlikte tüm çehresi değişen manisa bu akşam bir çelme çakabilir mi fenerbahçe’ye? bana kalırsa bir sürpriz çıkabilir..

televizyon’daki maçlar;

16.00 beşiktaş – karabük / lig tv

16.30 köln – bayern münih / trt spor

17.00 kayserispor – ankaragücü / digi

17.00 newcastle – arsenal / spormax

19.30wolverhampton – manu / spormax

21.45 cagliari – juventus / spormax

23.00 barcelona – atletico madrid / ntvspor

seri a’nın durdurulamayanı: cavani

31 January 2011, Monday
tam adıyla, edinson roberto cavani gomez. nam-ı diğer; the matador! napoli’nin gün itibariyle seri a’da liderin bir basamak altında yer alıyor olmasının ve şampiyonluk sevincini yaşayabileceğine inanmasının bir numaralı sebebi.
attığı gollerle hayat veriyor azzuri’ye. öylesine etkileyici oynuyor ki, tartşılacak bir yön dahi bırakmıyor otoritelere. kafayla fol a

edinson cavani

tam adıyla, edinson roberto cavani gomez. nam-ı diğer; the matador! napoli’nin gün itibariyle seri a’da liderin bir basamak altında yer alıyor olmasının ve şampiyonluk sevincini yaşayabileceğine inanmasının bir numaralı sebebi. attığı gollerle hayat veriyor azzuri’ye. öylesine etkileyici oynuyor ki, tartşılacak bir yön dahi bırakmıyor otoritelere. kafayla gol atıyor, bire birde adam çalımlayıp atıyor, uçarak atıyor, uzaktan atıyor.. kısaca; adam durdurulamıyor efendim!..

sezon başında bir çok büyük kulüp kendisini isteyedursun, o napoli’yi seçerek hemen herkesi şaşırtmıştı. öyle ya, napoli günümüz futbolunda inter, milan ya da manu, liverpool gibi kulüplerin bir kaç sıra altında kalıyor. bu tercihi çok eleştirilmiş olsa da, gelinen nokta cavani’nin lehine kesinlikle. seri a’nın altını üstüne getiriyorlar ve cavani bu oyunun başrolünü üstlenmiş durumda.

matador henüz 23 yaşında. 3 yıl formasını giydiği palermo’da 21 gol atmıştı. napoli’yle geçirdiği bu muazzam sezonda ise şimdiden 17 gole ulaştı bile. avrupa kupalarındaki gollerini de dahil edersek 24 gol gibi etkileyici bir sonuçla karşılaşıyoruz. ki, bu rakamların da ötesinde, bir yıldız havası sezilebilir rahatlıkla uruguay’lıda. yanisi, napoli’nin şampiyonluk yolundaki sırtlayıcısı cavani, bu yolun sonunda takımını ışığa ulaştırabilecek adam olabilir. üzerine takım kurulacak topçu diyeyim, anlayın siz onu..

gösterdiği performansla diğer takımların ilgisini çekmesi kaçınılmaz bir durumdu. öyle de oluyor. yakın tarihe kadar barcelona’nın takibinde olduğu sıkça konuşuldu. adadan da taliplilerinin çıktığını biliyoruz. milan, juve falan havada kaparlar zaten. lakin; azzuri’lerin devre arasında cavani’yi elden çıkartacağını da beklemiyordu kimse. çünkü oluşan başarılı ortamda, asla onu satıp para kazanma gibi bir kaygıları olamazdı.

geçtiğimiz haftalarda fiorentina teknik direktörü mihajlovic onun hakkında bir şeyler söyledi. aynen aktarıyorum: “juventus karşısında aldığı harika galibiyetle havaya giren bie ekiple karşılaşacağız.  geçen haftaya kadar ibrahimovic’i sezonun en iyi transferi olarak görüyordum. ancak, cavani’nin attığı golleri gördükten sonra fikrim değişti. bana göre, napoli cavani’yi transfer ederek çok daha büyük bir iş başardı. bu kadar kısa sürede patlama yapacağını tahmin etmiyordum.”

bu sözleri cavani juventus’a karşı 3 gol attıktan sonra söylüyor mihajlovic. lig genelinde böylesi saygı kazanmış bir futbolcu haline gelmesi önemli bir detay bana kalırsa. zamanla ibrahimovic gibi ismini tüm dünya genelinde ilk sıralarda anılan bir futbolcu olarak duyuracağını da düşünüyorum. şimdilik o beklenen büyük çıkışı yaptı. fakat oradaa kalabilmek adına, daha fazlasını yapması gerekiyor. ve istikrarın da bir golcü için kilit nokta olduğunu göz önüne alırsak; “cavani iyi başladı inşallah devam ettirir” diyebiliriz.

bir şey daha; cavani bir demecinde “javier pastore ile beraber oynamak istiyorum. buraya gelirse, insanlar çıldırır. onun teknik kalitesini kimse tartışamaz” diyerek pastore reyizimize göndermede bulunmuş ve gönülleri bir başka açıdan da fethetmeyi başarmıştı. hem pastore hem de palermo genelinde bir yazı da gelecek zaten bloga.

bitişi olağanüstü bir cavani golüyle yapalım öyleyse. the matador’un lecce’yi nakavt eden füzesi

özlenen tablo

05 December 2010, Sunday

an itibariyle ingiltere premier league puan tablosu. özlediğimiz, beklediğimiz tablodur.

  1. arsenal
  2. manchester u.
  3. chelsea

tamam kabul ediyorum, arsenal yalnızca 1 puan ilerisinde manu’nun ve 1 maç da fazlası var. gene de onları zirvede görmek çok mutlu ediyor beni. pek zannetmesem de sezon sonu bu sıralamanın aynı vaziyette şekillenmesini temenni ediyorum. ingiltere’de arsenal!

özlenen demişken, bir önceki postta da belirttim. bundesliga’da dortmund’cuyum. onlar da lider. aman nazar değmesin. italya’da roma’lıyız. onların ne yaptığı belli değil. ispanya’da sevilla. onlar da bir öyle bir böyle. fransa’da öyle sevdiğim bir takım yoktur ama bu yıl lille şampiyon olsun isterim. rusya’da cska moskova. iş, işten geçti orada da. ve tabi malum, ilk önce galatasaray. en çok üzenin o olması da ne tesadüf..

neticede bu yıl bi dortmund’dan hayır var bize. belki arsenal ve roma da bir şeyler yapabilir. onun dışında totti, mario gomez ve nasri gol kralı olsun, yeter.. oynarsa baros tabii.

emiliano viviano

31 August 2010, Tuesday

emiliano viviano

fotoğraftaki kaleci; emiliano viviano. bologna’da forma giyiyor. 85 doğumlu.  boyu 1. 95.  bologna’ya gelmeden önce, brescia kalesini koruyordu. orada oynadığı 126 maçtan önce de, kariyerine başladığı cesena takımında yer alıyordu. prandelli tarafından italya milli takımına da çağırıldı. inter’le oynadıkları maçta, kalesini gole kapattı. maçın en değerli oyuncusu seçildi.. takip edilesi topçulardandır.. fotoğraf da dünkü inter maçından..

hafta sonu’nda avrupa futbolu

30 August 2010, Monday

barcelona

ilginç bir futbol oynanır bundesliga’da. önceden kestirilemeyen bir yanı vardır. bu nedenle de benim ilgimi fazlasıyla çeker. cumartesi, öğleden sonra oturup da bir werder bremen – leverkusen maçı izlemek, çok keyifli gelir mesela bana. eminim, bir çok kişi de burada oynanan güzel futboldan memnundur.. bu hafta da enfes maçlara sahne olan bir bundesliga vardı karşımızda. gene bol gollü, bol taraftarlı ve bol sürprizli idi alman’lar.

en büyük sürpriz ile başlayalım. wolfsburg.. hafta içinde diego’yu kadrolarına dahil ettiler. büyük bir olay tabi bu. geniş yankı buldu avrupa futbol camiasında. o diego, bu haftanın sonunda, geldi maça çıktı. gol de attı ilk maçında. dzeko gene her zamanki gibiydi. o da salladı 2 tane. ve ilk yarı bitmeden bir anda 3-0’ı yakaladılar volkswagen arena’da. ortak görüş; ilk hafta bayern’e son anda mağlup olan wolfsburg’un diego takviyesiyle birlikte güçlendiği ve çıkışa geçmeye hazırlandığıydı. sonra, ilk yarı bitmeden rakip mainz bir gol buldu. gene de, wolfsburg’dan kimse şüphe duymamıştır. fakat öyle bir 2. yarı oynandı ki volkswagen arena’da, eminim bundesliga efsane maçlar arasına zirveden giriş yapacaktır. 3-0 öne geçtiği maçta, rakibi mainz’a amiyane tabirle çatır çatır yenildi wolfsburg. ilk 2 haftada iki epik yenilgi. üzgünüm onlar adına..

bir diğer ömer üründül tabiriyle ‘enteresan’ maç, bay arena’daki leverkusen-monchengladbach’tı.. heynckes’in leverkusun’i kuşku yok ki maçtan önce favori olan taraftı. maçın sonunda ise, muhtemelen bugünü hayatlarından çıkartmak için çok şey verebilecek hale geldiler. evlerinde 6 yediler monchengladbach’tan-bu nasıl zor bir takım adıysa artık..- onlar adına da, aynı wolfsburg gibi güzel başlayıp, hüsranla biten bir hafta yaşandı diyebiliriz. bu 3-6’lık skor, maçın bundesliga’da haftanın  en gollü maçı olmasına neden oldu. bu arada, eren derdiyok maçta 1 gol kaydetti..

beklenen la liga’da ilk maçlar bu hafta oynandı. barça, racing santander deplasmanında 3-0’la galip geldi. goller; messi, iniesta ve yeni transfer villa’dan. guardiola’nın takımı kaldığı yerden devam ediyor. mourinho ve madrid’in onları durdurmak adına uzun bir yoldan geçmeleri gerekiyor. onlar da mallorca deplasmanındaydı ve golsüz beraberlikle döndüler. mesut oyuna sonradan dahil oldu.. topal’lı valencia ise malaga’ya 3 tane attı. mehmet, yedekler arasında yer alsa da, forma şansı bulamadı. umuyorum, çok çalışır ve ilk 11’de daimi bir oyuncu olur.. sevdiğim takım, güzel adamların topluluğu sevilla da deplasmandaydı. 4-1 kazandılar levante karşısında. konko’nun 2 golü var..

ingiliz’ler de 3. haftayı geride bıraktılar. chelsea ağırlığını koymaya devam ediyor. şu an en formda adamları malouda. gene gol attı fransız. drogba’nın penaltıdan attığı golle de 2-0 galip geldiler stoke city önünde. stoke da paraşütsüz gidici gibi ama bakalım.. manu da evinde oynadı bu hafta. onlar da net bir galibiyet aldılar. west ham’ı üçlediler.. arsenal blackburn deplasmanında 2-1 kazandı. son dönemin en formda topçularından walcott gene attı. oldukça güzeldi hem de golü.. tottenham beni çok şaşırtan maçta, evinde wigan’a yenildi. ilginçtir, wigan ilk 2 hafta evinde oynamıştı. 2’sinde de yenilmişlerlerdi. toplam, 10 gol yiyip hiç gol atamamışlardı. gidip, white hart lane’de tottenham’ı yendiler. futbol enteresan…

ibrahimovic

seri a da bu hafta başladı. ibrahimovic gazını alan milan, evinde lecce’ye 4 tane attı. pato 2 gol. ibrahim ile beraber, ligi sırtlayabilirler bu yıl, dikkat etmek gerek.. juve kahrın, kederin takımı olmaya devam. deplasmanda bari’ye boyun eğdiler. yalnız krasic’le olmaz elbet.. roma’mız evinde cesena’yı yenemedi; 0-0. maçı izleyemedim ama hiç beklenmiyordu bu sonuç üzücü tabi.. inter bu akşam oynuyor. bologna deplasmanında açacaklar sezonu. hafta arasında atletico madrid’e süper kupa’yı kaybetmişlerdi onlar da. benitez güzel başlayamadı, bu akşam bir sürpriz olur mu acaba?..

fransa’da gourcuff ve lyon konuşuldu sık sık. gidip lorient’e yenildiler. tek, haftayı mağlup kapatan büyük onlar değildi. psg de sochaux’a yenildi. bordeaux, evinde marsilya ile berabere kaldı. tigana’nın takımı, gene son dakikada buldu golü.. marsilya, niang sonrası toparlayabilir mi? kuşkularım yok değil.. kabze’li montpellier ile kalbimiz. bu hafta valenciennes’i yendiler deplasmanda. yürüyün be çocuklar, bu defa siz alacaksınız kupayı.. hollanda’da, suarez onu göndermeyen ajax’ı sevindirmeye devam ediyor. gene hat-trick yaptı. twente ve feyenoord 4-0’lık galibiyetler aldılar. ilginç, twente’nin yendiği utrecht, hafta içi, celtic’i 4-0 ile geçip, avrupa ligi’nde gruplara kalmıştı. evet, van wolfswinkel güzel topçu.. rusya’da, cska moskova’lı doumbia da gollere devam ediyor. onla beraber adamım dzagoev de yazdı bu hafta bir tane. bu çocuklar için takip edilir bu cska moskova..

cumartesi futbolu #2

28 August 2010, Saturday

mourinho-guardiola

hafta sonu futbol günlüğüne baktığımız zaman, geçtiğimiz haftalardan daha kapsamlı bir program görüyoruz. çünkü, sonunda seria ve la liga da start alıyor. uzun bir süredir beklenen barça-mourinho pardon barça real madrid kapışması resmen başlamış olacak böylece. dün süper kupa’yı kazanan atletico madrid, şampiyonlar ligi ön elemesinde braga’ya elenen sevilla ve topal’lı valencia da muhtemelen 3.lük için kozlarını paylaşacaklar.. seri a bugün başlarken, ümidimiz bir takımın çıkıp, inter hegemonyasına son vermesi yönünde. seri a’da rengim bellidir. totti ve roma. fakat milan ya da juve dur derse inter’e, kabullenmesini de bilirim..

ingiltere, italya, ispanya, almanya ve fransa liglerinin tamamından ilk kez maçlar izleyeceğimiz bu hafta, klasik olarak bir premier league maçıyla başlayacak. cumartesi programı şöyle;

14.45 blackburn – arsenal /spormax

16.30 schalke – hannover /trt3

17.00 chelsea – stoke city /spormax

19.30 manchester united – west ham /spormax

20.00 istanbul belediye – kasımpaşa /digi kanal

21.00 malaga – valencia /ntvspor

21.00 sivasspor – bursaspor / lig tv

22.00 bucaspor – gençlerbirliği / digi kanal

22.00 caen – brest / kanal a

18. 00 udinese – genoa ve 20.45 roma – cesena maçları var seria’da. fakat türkiye’de henüz bir kanal, seri a’nın yayın haklarını almış değil. geçtiğimiz yıl ntvspor yayınlıyordu, umarım alırlar gene yayın haklarını..

avrupa’da son durum

25 April 2010, Sunday

uzun yıllardır aynı takımların domine ettiği pirömiyer lig, bu sezon da favori ikili chelsea – manchester united çekişmesine sahne oluyor. iki takımdan bir tanesi iki hafta sonra şampiyon olacak. 36 maçta maviler 80, fergie’nin kırmızılarıysa 79 puanda. bir tanesini inter, diğerini de bayern avrupadan sildi. ingiltere’de, kendi sahalarında elendi iki takım da. ligi alan, taraftarına hiç değilse kupalardan bir tanesini hediye etmiş olacak. avrupadan sonra ligi de kaybeden taraf ise, sezonu kayıp geçirmiş sayılır. tüm soruların cevabı, muhtemelen anfield road’da verilecek. eğer liverpool’u deplasmanda yenebilirse chelsea, büyük ihtimalle şampiyon olur. son hafta evinde wigan’la oynayacak ancelotti’nin talebeleri. manu ise, steve bruce’un takımı sunderland ile deplasmanda oynayacak 37’de. son hafta tuncay’ın takımı stoke geliyor manu’ya. torres’siz liverpool kimi sevindirecek bakalım. arsenal ve wenger bu haftaya dek sürdürmüştü şansını. aslında wigan deplasmanında bitti onların işi. olsun, böyle devam et arsene wenger. biz senden yanayız, her şeye rağmen.

ispanya’da, malumunuz; bir barca fırtınası esiyor 2 yıldır. geçen yıl ne kadar kupa varsa götürmüşlerdi müzeye. bu sezon da değişen pek bi’ şey yok. ligde son 4 hafta. barcelona 87 puan’la, bir adım önünde real madrid’in. hafta içi inter’le çok kritik ve zor bir maça çıkacak katalanlar. madrid aradan sıyrılır diye, korkmuyor değilim hani. barcelona maçı hariç, hemen hemen tüm maçlarda üstünlüğünü kabul ettirdi ronaldo ve higuain’le mor menekşeler. sevilla’nın düşüşü, mallorca’nın çıkışı oldukça şaşırtıcı. şampiyonlar ligi için kapışıyor onlar da.

seri a’da desteklenecek tek takım roma’dır kendi adıma. totti’nin payı büyük tabi. ve bu yıl, çok uzun bir aradan sonra, zirveye çok yakınlar. şike skandalından sonra ligi parselleyen inter’e kafa tutması beklenen takımdı roma. bunu başaramadı o zaman zarfında. fakat bu sezon, ranieri geldikten sonra olağanüstü bir form yakaladılar. içerde inter’i de yenerek büyük bir adım attılar şampiyonluk yolunda. lazio maçı tuz biber oldu. kaldı 3 hafta. inter 73 puan. roma ben bu yazıyı yazarken sampdoria ile oynuyor ve 1 – 0 önde. eğer kazanırsa, 74 olacak. zor maçı da yok hani. umarım ipi göğüsleyen taraf, başkent ekibi olacak. juventus ve milan bu iki takımın gerisinde kaldılar her anlamda. özellikle, kadro kalitesi açısından. milan’a arda, juve’ye topal giderdi aslında, di mi?

bundesliga’da lider kaç kez değişti, sayabilen yoktur herhalde. bi’ ara leverkusen götürdü ligi tepede. ardından magath’lı schalke aldı liderliği. sonra bayern münih fırtınası çıktı ve geleni geçeni avlamaya başladılar. lig liderliğini de ele geçirdiler. van gaal etkisi tartışılmaz da, robben’in performansı tarihe geçecek cinsten. avrupa’nın en verimli transferlerinden birisi oldu hollandalı oyuncu. ribery’nin adını en son gazeteye verdiği chelsea’ye de giderim, madrid’e de konulu röportajında duydum. nasıl sevebilirim ki onu, bir galatasaray’lı olarak. velhasıl kelam, bundesliga’da kaldı 2 hafta. 64 puanlı bayern ve schalke ligin zirvesindeler. averajla lider, bayern. haftaya schalke – wrder bremen maçında şampiyon belli olabilir. bekleyip göreceğiz. o değil de, wolfsburg’a noldu öyle ya.

fransa’da lyon hegamonyasını kıran bordeaux, bu kez yokları oynuyor. şampiyonlar ligi’nde çeyrek final görmüş olsalar da ligde çok gerilerde kaldılar. üstelik iyi de gidiyorlardı. son dönemlerde galip gelemiyorlar. bu yıl öne çıkan takım marsilya oldu. bir maçı eksik 2 puan farkla lider. onların çıkışından daha ilginç bir durum varsa fransa’da o da montpellier’in şampiyonluk kovalıyor olmasıdır. kısaca, çok karışık ve kimin ne yaptığı belli olmayan bir szon geride kalmak üzere fransa’da. mevlüt iyi topçu, evet.

o’nun istediği olur

25 April 2010, Sunday

italya’da sarı kırmızı. bari siz güldürün lan!
edit: lazio’ya öten boru, sampdoria maçında sustu. italya’da da düştü renkler. geçmiş olsun.

totti