‘takas’ olarak etiketlenmiş yazılar

trade deadline

25 February 2011, Friday

nba’de takas dönemi sona erdi. son gün bombalar peş peşe patladı. daha önce gerçekleşen takaslarla ilgili yazılar yazmıştık. bundan sonra ipin ucu kaçınca, şekil-şemal olarak paylaşalım dedik. çok çıtır çerez takaslar dışında durum şudur;

takas 1:

new york knicks; carmelo anthony, chauncey billups, shelden williams, renaldo balkman, anthony carter, corey brewer

denver nuggets; danilo gallinari, wilson chandler, raymond felton, timofey mozgov, kosta koufos, knicks 1. tur draft hakkı( 2014) + warriors 2. tur draft hakkı (2012-2013), 3 milyon dolar

minnesota timberwolves; eddy curry, anthony randolph

takas 2:

new orleans hornets; carl landry

sacramento kings; marcus thornton

takas 3:

new jersey nets; deron williams

utah jazz; devin harris, derick favors, 2 adet 2011 draft hakkı

takas 4:

atlanta hawks; kirk hinrich, hilton armstrong

washington wizards; mike bibby, mo evans, jordan crawford, 1. tur draft hakkı (2011)

takas 5:

los angeles clippers; mo williams, jamario moon

cleveland cavaliers; baron davis, 1. tur draft hakkı (2011)

takas 6:

portland trail blazers; gerald wallace

charlotte bobcats; joel pryzbilla, dante cunningham, sean marks, 1. tur draft hakkı 2 adet

takas 7:

boston celtics; jeff green, nenad krstic

oklahoma city thunder; kendrick perkins, nate robinson

takas 8:

houston rockets; goran dragic, 1. tur draft hakkı

phoenix suns; aaron brooks

takas 9:

houston rockets; hasheem thabeet, demarre carroll, 1. tur draft hakkı

memphis grizzlies; shane battier, ishmael smith

son takaslar

24 February 2011, Thursday

deron & harris

takas dönemi bitmek üzereyken bir bir düşüyor haberler. carmelo-billups eksenli denver-new york takasını değerlendirmiştik. hemen arkasından, bir çok önemli değişim yaşandı. melo’nun msg’a adım atması kadar sükse yaratacak hamleler değil bunlar fakat, nba genelinde gayet ilgi uyandırdılar.

şüphesiz, deron williams’ın takas edilmesi herkesi şaşırtan bir gelişme oldu. henüz jerry sloan’ın istifa etmesi ve yöneticilerin “bi saniye baba, sen nereye gidiyorsun, deron’ı kapının önüne koyacağız” dememesinin ardından bir kaç gün geçmişken, d-will’i göndermeleri oldukça garip. biraz aceleye getirilmiş gibi geldi bana. çünkü deron williams’ı her ne kadar hiç sevmesem de, harris artı zayıflığıyla şimdiden nam salmış 2011 pick’i hiç de yeterli değil. önlerinde, sezon sonu melo’dan hiç bir şey kazanamayacak denver’ın, nasıl güzel bir trade’e imza attığı örneği varken böylesi sıradan bir pakete razı olmaları beni daha da şaşırtıyor. favors var bir de. kendisinden ne bekliyorlar, bilemiyorum ama şimdiye kadar izlediğimiz performansıyla beklentilere cevap verebilecek  durumda olmadığını biliyoruz çaylak oyuncunun.

favors’ın gelmesiyle, millsap-al jef-memo üçlüsüne bir parça daha eklenmiş oldu. favors’ı bırakmayacakları haberleri geldi. böylelikle, diğer üçlüden bir tanesinin de takas olabileceği ihtimali kuvvetleniyor. kirilenko da yolcu olabilir. kısacası, beklenmedik bir yolla rebuilding’e gidiyor jazz.. takasın diğer tarafı nets ise güzel bir iş başardı. melo’yu uzun süre kovalamalarına rağmen takıma kazandıramadılar fakat, deron gibi bir guard’ı -2011 sınıfının zayıf olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatarak- adeta bedavaya kadrolarına kattılar. maksimum kontrat verecek boşlukları var ve d-will’le başladıkları bu değişimi sürdürme şansları hayli yüksek.

bir diğer takas; kirk hinrich-hilton armstrong atlanta hawks yolunu tutarken, mike bibby-mo evans ve jordan crawford+ 1. tur draft hakkı ise wizards’a geçti. kaptan kirk, hawks için çok değerli bir parça olabilir. bibby iyiydi hoştu fakat hiç olmayan savunması, büyük problem yaratıyordu. hinrich ona nazaran ket be kat iyi bir savunmacı. hücum bazında değerlendirince de bibby’den pek aşağı kalır yanı yok. güzel ekleme. wizards açısından da, draft hakkı elde etmenin karlı bir iş olabileceğini söyleyebiliriz. ne kadar iyi bir oyuncu seçebileceklerse artık 2011’de o sıralardan?.. sanırım yapacakları şey, birbirine eş değerdeki çok sayıdaki oyuncularını bir şekilde elden çıkartıp, wall’un üzerine bir takım inşaa etmek olacak. o nedenle, yollarının uzun olduğunu kabul etmeliyiz.

günün diğer takası cleveland-clippers arasındaydı. cavs’in acısını dindiren takım bildiğiniz gibi clippers. yenilgi serilerine nokta koymuşlardı clippers maçında. şimdi de bir takasa giriştiler. baron ve 2011’den 1. tur draft hakkı eşittir mo williams + jamario moon. amaçsız bir cavs görüyoruz bu yıl. ne yaparlarsa yapsınlar, toparlamaları çok ama çok uzun zaman alacaktır. tutup da baron’ı çekmeleri mantıksız bana göre. gerçi, mo dan da alacakları katkı belli seviyeyi aşamayacaktı bariz şekilde. al gülüm, ver gülüm takası oldu bu. iki takım ne uzadı, ne kısaldı. belki, biraz clippers adına işe yarayabilir bu iş. mo williams, baron’dan daha istekli oynayabilir. aynı zamanda daha istikrarlı. tabii, onun da en mühim anlarda ortadan kaybolma hastalığı var.

melo, knicks & isiah is back!

22 February 2011, Tuesday

carmelo & billups

son zamanların en çok konuşulan takası, nihayet gerçekleşti. carmelo anthony new york knicks forması giyecek bundan böyle. geniş kapsamlı bir takas aslında bu. melo ile birlikte, billups, balkman, shelden ve a. carter da new york’a katıldı. karşılığında denver’a yollanan isimler; felton, gallinari, chandler ve mozgov. ayrıca, 2014 knicks 1. tur draft hakkı, 2012-2013 warriors 1. tur draft hakları. bitmedi, 3 milyon da para!

geçtiğimiz günlerde, şurada değinmiştim, bu takasın olabilitesine. melo’yu şehre getirebilmek adına, değerli parçalardan vazgeçebilirler, bana gayet makul gelir bu; demiştim. fakat, nereden bileyim tüm takımı yollayacaklarını! sadece, chandler artı draft hakkı olur falan diye düşünüyordum. neticede, sene sonunda kasıp mevcut kadroya ekleyebilirlerdi melo’yu. şu an, feci bir kazık yemiş gözüküyorlar. gayet istikrarlı bir şekilde yükselme potansiyeli taşıyan bir 5’in 3 oyuncusunu feda etti knicks. e, o kadar olmamalıydı ama. carmelo büyük oyuncudur, franchise player çekmek kolay değildir ama bu da ne oluyor? fields’i de bonus olarak yollasalarmış bari.

new york’un karlı çıktığı ufak noktalardan birisidir zaten fields. bir çok söylentide onun adı geçiyordu. ne gariptir, o gitmedi ama diğer hepsi ayrıldı takımdan.  new york’un carmelo dışında kazandığı elle tutulur tek adam da billups. onun da kemale ermiş olma durumu var. yanı sıra, di antoni’nin sisteminde her geçen gün büyüyen bir felton, şu aşamada bu takasa dahil edilir miydi? büyük soru işareti bence. cidden aklım almıyor, 3 oyuncuyu birden yollamalarını. hedeflerini nereye çekecekler bunu da merak ediyorum artık. ellerindeki kadro, maksimum bir kaç yıl içerisinde iyi şeyler yapacak seviyedeydi. çıtayı yukarı çekmek adına, melo hamlesini yapmalarını anlayabilirim. fakat, şimdi yaptıkları sil baştan oldu. donnie walsh’un buraya gelene dek yaptıkları çöpe gitmiş olabilir.

billups-fields-melo-amare-turiaf, sağlam 5. fakat, gerisi? hemen hiç bir bench katkısı alamayacaklar. üstüne, sakatlık halinde, ekleyecekleri bir parça da yok takıma. ciddi manada, kazık yediler bana kalırsa. nuggets, son ana kadar işi yokuşa sürerek yok mozgov yok bilmem ne diyerek, aklını karıştırdı sanırım bunların. yoksa, böylesi bir sezonda felton-chandler-gallinari’yi kaybetmek, mantıkla açıklanamaz.

ps. isiah is back. your nightmare is back!

hido yeniden florida’da

22 December 2010, Wednesday

hidayet

magic iki yıl önce doğu konferansı şampiyonu olup, nba finallerine geldiğinde hemen herkesi şaşırtmayı başarmıştı. o takımın başarısının bir sırrı da hidayet türkoğlu ve üstlendiği görevi harikulade biçimde yerine getirmesiydi. kimse, pota altındaki canavar howard’a tek başına güvenecek durumda değilken, nelson’ın buraların adamı olmadığı net şekilde belliyken, hedo çok büyük bir iş başardı florida ekibinde.

finalde kaybettikten sonra, bir şekilde kadro değişikliğine gitti magic. hidayet’i tutmadılar. carter’ı tercih ettiler ki bunun yanlış tercih olduğu ilk günden belliydi. artık final, yüzük gibi kelimeler telaffuz ediliyorken, nba’in belki de yetenek olarak en üst seviyelerinde yer alan fakat play-off oyunculuğu açısından çok aşağılarda kalan oyuncusu carter’ı getirdiler. t-mac de böyledir mesela. çok severim şahsen. muazzam atletik yeteneklere sahiptir. fakat kariyerinde play-off 2. tur maçı oynamışlığı yoktur. her seferinde onun üzerine takım kuranlara ihanet etmiştir oyunuyla.  daha doğrusu yetmemiştir. neyse, carter diyorduk. air canada’nın, hido’nun yaptıklarını yapması zordu elbet. howard kötü oynuyorken ya da faul problemine girmişken takımın 1 numaralı skor opsiyonu oydu. şut sokarsa iyi. sokamazsa iş batar. bir maç 35 atıp diğer maç 4/15 ile falan şut isabetiyle 10 sayıda kalması muhtemeldir. büyük maçlardaki silik performanslarından zaten hiç bahsetmeye gerek yok. kısacası, magic organizasyonu hem hido’yu bırakarak hem de carter’ı tercih ederek bir hata yaptı.

yaptıkları hatayı gün itibariyle biraz olsun örtmeyi amaçlayan bir takasa imza attı gm otis smith. hidayet’i geri alıp, carter’ı gönderdi. bunun yanı sıra aradan j-rich’i de çekti. ki kendisi oldukça formda başladı sezona suns’ta. ek olarak saçma sapan bir kontratla bağladıkları lewis’i de yolladı. karşılığında arenas geldi.

öncelikle şunu söylemek istiyorum ki, orlando magic şampiyonluk istiyorsa bu carter’la mümkün değildi. yani, hidayet geri geldi, şimdi şampiyonluğa oynayacaklardır demiyorum lakin ihtimali kuvvetlendirdiler. topla daha az oynayan daha efektif bir oyuncu hido. kritik anlarda da hiç şüphe yok ki, daha faydalı oluyor vince carter’dan. bir çok açıdan iyi bir hamle bu. takasın bir diğer ayağı da jason richardson’dan geçiyor. o da skor anlamında iyi işler yapacaktır mutlaka. takımın ilk opsiyonu olmadığı sürece, herhangi bir sıkıntı yaratmayacaktır en azından hücumda. arenas ise şu an için oldukça büyük bir soru işareti. nelson-hedo varken, arenas’ın da gelmesi kafaları karıştırdı biraz. malum, sorunlu bir adam arenas. kontratı da biten bir kontrat değil. hani, düzgün yürüyen işleri yoldan çıkarma ihtimali var mı? ne yalan söyliyim, var. fakat sorunlarını mutsuz olduğu wizards organizasyonunda bırakmayı başarabilirse, olumlu sonuçlar da alınabilir bu takastan. set oyunu işaret edip ardından kendi kafasına göre takılırsa ve bunu önemli maçlarda yaparsa, van gundy ağlar herhalde sinirinden.

arenas takasının düşündürücü bir diğer noktası da lewis’in gidiyor olması. lewis bu yıl olağanüstü kötü oynuyordu. fakat onun gitmesiyle uzun kalmadı neredeyse magic’te. howard-bass ve? anderson, m. allen, orton, clark… bildiğin çöp howard ve bass’in sonrası. howard’ın faul problemine girdiği maçlarda, hido’ya gene 4 numara yolları düşecek galiba.

şu takaslardan sonra dahi, orlando magic’in final oynayan ekipten daha düşük bir seviyede olduğu kanaatindeyim. takım içindeki rollerin bir an evvel netleştirilmesi gerekir. hücumların, ilk sen at sonra ben atayım şeklinde seyretmemesi de şart. van gundy gerekli müdahaleleri yapacaktır fakat arenas’ı, nelson’ı hatta j-rich’i kontrol etmek kolay değil.

son olarak temennimi de belirteyim magic hakkında. doğuda bir final yapmaları açıkçası beni memnun ederdi. nba finali, miami’nindir benim gözümde.. lakers’ın karşısına onlar çıkmalı..